"Sabahın köründe uyanmak, tanrının bize yazarların ne kadar tembel olduğunu hatırlatma şeklidir." - Douglas Adams"

Yüzyirmibir

Kan beynime sıçradı. Tüm organlarım eksikliği saydı. Bir eksik vardı. Aradım dünyayı, ayı, evreni ve zamanı. Girmediğim kara delik yanmadığım atmosfer kalmadı kainatta. Sonra seni gördüm, tattım dudaklarının kokusunu. Yok sende değildin aradığım. Tam yüz yirmi kişi, sende dahil yüz yirmi kişi. Kimdir nedir bulamadım bir türlü.

yazı resim

Listemi hazırladım. Cenazeme tam yüz yirmi kişi gelecekti. Saydım, saydım binlerce kez saydım. Sayarak gün ettim, ay etti yıl ettim. Düşündüm. Beynim patladı, kan beynime sıçradı. Şimdi ellerimin arasında tüm damarlar şişmiş her yanı kan.

Kan beynime sıçradı. Tüm organlarım eksikliği saydı. Bir eksik vardı. Aradım dünyayı, ayı, evreni ve zamanı. Girmediğim kara delik yanmadığım atmosfer kalmadı kainatta. Sonra seni gördüm, tattım dudaklarının kokusunu. Yok sende değildin aradığım. Tam yüz yirmi kişi, sende dahil yüz yirmi kişi. Kimdir nedir bulamadım bir türlü.

Epey bir zaman geçti üstünden bir olay oldu. Öldüm. Beynimdeki kan toprağa aktı. Her an yaptığım gibi yeniden saydım. Yüz yirmi bir. Rakamların en büyüğü dünyanın, matematiğin ve fiziğin temeli yüz yirmi bir. Ulu yüz yirmi bir, büyük yüz yirmi bir.

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön