"Yazmak, aslında var olmayan şeyleri varmış gibi gösterme sanatıdır; tıpkı hayat gibi." *Jorge Luis Borges*"

Birtek Ayışığı Gördü Bizi

Ay ışığı altında yorgun gümüşi parlıyorduk. Tek şahidiydi ayışığı savunmasız, arsız çıplaklığımızın. Ara sıra tenimizi yalayarak geçen ve asla uzun süre yanımızda kalamayan utangaç rüzgârı saymazsak.

yazı resim

Sağırdı gece. Birtek ayışığı vardı. Gecenin tek hakimi olduğunu ilan eder gibi tüm dünyaya, hiç olmadığı kadar parlaktı ıssız gecenin zifirinde. Ve gözlerimizi kamaştırıyordu parıltısı.

Sevmeliydik biz biribirimizi. Sevişmeliydik çılgınca; hatta, hayvanca. Ölesiye sevişmeliydik. Ayışığı tenimize vurmalıydı. Teşhir etmeliydi bütün gizlerimizi. Evet. Her türlü günahına girdik gecenin. Ve ayışığı altında kızgın gümüşi parladı tenimiz.

Sarhoşluğumuzu gizleyemedi gecenin karanlığı ne de serseriliğimizi. Üstümüzü örteceğini umuyorduk karanlık gecenin bir yorgan misali. Lakin, "ay"dı gecenin hakimi. Karanlık örttükçe üstümüzü ve de ruhumuzu, o inadına açtı.

Rüzgâr da vazgeçmişti uzaklardan çam kokularını taşımaktan. Bir tek biz kokuyorduk, ter kokuyorduk. Ay ışığı altında yorgun gümüşi parlıyorduk. Tek şahidiydi ayışığı savunmasız, arsız çıplaklığımızın. Ara sıra tenimizi yalayarak geçen ve asla uzun süre yanımızda kalamayan utangaç rüzgârı saymazsak.

Ne kadar saklanmışlık varsa içimizde, gözlerimize yansıdı umarsızca. Birbirimize aşık değildik aslında biz. Tek derdimiz hayattan biraz tat almaktı. Yaşamak, yalnızca yaşamak! Hayat önümüze ne koyarsa onu yaşamak. Sorgulamadan, pişmanlık duymadan. Düzenli bir hayat da değildi istediğimiz. Sıradan, basit; hatta, dağınık. Ama, yalnızca bize ait bir hayat ve onu yaşamaktı tek arzumuz.

O gece yaptığımızda oydu zaten. Yaşadık yalnızca.

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön