"Hayat bir tiyatro sahnesi dediler, ama kimse bana kostüm provası için randevu vermedi." - Franz Kafka (kurgusal)"

'An'

An gelir elde bir çiçek. An gelir bir keleş. An olur eller tanrıya yakarır. An olur dilenir.

yazı resim

An gelir ölmeyi düşleriz
An olur öldürmeyi...

An gelir basit, insanca, bencilce severiz
An olur nefret ederiz...

An gelir susar, acıkırız
An olur en büyük biz sanırız...

Sanırım bunun gibi karşıtlıklar - benzerlikler çoğaltılabilir.
'An' insanoğlunun yaşam amacıdır. Tüm dünyayı belli 'an'lar için kurmuştur.
Bazen kararsızlık simgesi bazen tanrının adıdır.
Dil anları anlatmak için vardır.
Din ise anları ölümsüzleştirmek için.
Ne hatırlarsınız ölen birinin ardından, bir kaç andan başka.

An maddenin ruh halidir.
An varlıkla beraberdir ve her hangi biri olmadığı durumda diğeri de olamaz.
An su gibi değişebilir ama asla yok olmaz.
Hiç bir an diğerine benzemez.
Anlar tam anlamıyla hiç bir zaman insan veya herhangi bir varlığa, her hangi bir araçla aktarılamaz. Aktarılan aktaranın aktarılanındaki istemeden oluşturduğu andır.

An gelir elde bir çiçek
An gelir bir keleş
An olur eller tanrıya yakarır
An olur dilenir.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön