"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

Aşkınla Sürünsem, Ruhumun Hicranını Dindirsem!

yazı resim

Ne bir heves ve ne de heva kar
Yar için vuslat her vakit şiar, nar ne latif har
Kanayan bir yaram var, derd-i gamım firkat-i nazar
Ey figan eden kal, ne bülbül ve ne de Araf gönlüm için izmihlal

İnsan düşle başlar
Düşünebilmek için aklını ve izanını devreye sokar
Tasavvur mihenktir, maksadı aşikâr eden sebeptir, heba neye yarar
Kul olabilmek için merak ve azim en nadide bahar, zemheri canı yorar

Nisa dert edinendir
Erkek duygu yüklüdür, teslimiyetçidir
Emin olmak niçin elzemdir, gözyaşı sırrı ayan eden melaldir
İnsan olmak, maksad-ı hak için yaşamak, aşkı nefisten sakındırmak aladır

Tebessüm etmekten sakınma
Zan ile yol alma, asla haddini aşma, edebi kat a dışlama
Aşk, ruhun ilacı, gönlün tacıdır, aklın ve izanın sürur membaı korkma
Hesapsız yol alan, mizanı unutan, vicdanı susturan sanıktır, el hâk alıktır

Kabirden korkma, iyi anla
Ölüm haline ne kadar yakınsa illaki nefsini avutma
Nazar gâh olan kalbini yalanlama, ruhuna azabı densizce yaşatma
Adab-ı muaşeretten kaçınma, muhakemeden asla uzaklaşma, yakınma

Mustafa CİLASUN

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön