"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"

Dünya da Tutsağım!

Tutsaklık nedir?

yazı resim

Bir gün anlarlar insanlar elbet beni. Ama ne olarak, kim olarak,misal beni mi adımı mı hatırlayacaklar? Büyük işler peşinde değilim lakin hayallerimi süslemiyor değil. Ben o kırak çekyat da nasıl büyük hayaller kurabilirim ki? Ben kimim ki öyle büyük hayaller kuracakmışım. Bu hayat da ben tutsağım, hayallerim de tutsak. Sorgulamaya başladım neden?
Tutsak olmak ne demek acaba? Nasıl bir tutsağım ben. Misal bu dünya da olmak bile bir tutsaklık değil mi? Yaratan beni bu dünya kafesine bana sorarak mı koydu? Kafesin için deli gibi debeleniyorum kuş misali. Bana verilen sınırları geçmemi söylüyorlar. Sonra insan sorguluyor, neden ulan! Amaç nedir bu tutsaklığın. Elime kitap alıyorum okuyorum, mutlu oluyorum. Hayda la olum yaratanın ilk emriymiş ya. Bak sen şu işe, okumak gerekmiş. Aydınlanmaya başlıyorsun okudukça sanki rahatlıyorsun. Bilgi insanı mutlu ediyor. Tutsaklık? Öğrendim ki müslüman demek tutsak demekmiş. Allahın tutsağı! Sonra anlıyorum ki o kafese bir amaç için konulmuşuz. Sorgulamak! Zati allah sorgulamamızı istiyor. Düşünmemizi. Debelenmemizi sonra gerçeği bulmamızı. Rabbi kabul etmeyi! Haddi aşmamayı. Eğer bize bir kafese koymasaydı ,ki yapabilirdi. Biliyordu ki haddi aşardık. O kainatta kaybolurduk! En iyi o bilir ne diyelim.

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön