"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"

yazı resim

Sen gittin ya!
Gök haykırdı, yağmur ağladı..
Ben mi?
Hem gök oldum, hem yağmur..
Damlalarım su olup arkandan aktı,
Gitme diye diye yolundan aktı..
Çağlayanlara döndüm,
Peşine düştüm..
Öyle bir gittin ki!
Yetişemedim sana..

Sen, gittiğin yerde
Rüzgara bırak saçlarını;
Rüzgar olur okşarım yine.
Ay çiçeği gibi güneşe dön yüzünü,
Yüzünü okşayan güneş olurum,
Işığın olurum dünyana..
Gülüşüne dokun bir an,
Ben dokunurum gibi!
Sakın kapanma içten içe
Küstüm çiçeği gibi..
Sabahın ilk ışığında yastığına sarıl,
Umutlarına sarılır gibi..
Daha dünyaya gözünü açmadan
Sarıl umutlarına; bir an öylece kal;
Uyanmak istemeyişin olurum..
Uyanırsan bir sıgara yak!
Boşluğa bırak gözlerini;
Beni düşünmüyorsan
Dumanıyla üfle boşluklara,
Havaya karışır yok olurum..
Düşünüyorsan ya da!
Gönlüne çektiğin nefes,
Aşkına nefer, gözlerine binlerce sefer;
Sevdikçe çok olurum..
Sevdikçe çok olurum..

Dilek Kadıoğlu

]

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön