"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"

Har, Tav ve Av

Bu şiir, ateşin demiri, gönlün kadını, güneşin toprağı tavladığı metaforlar üzerinden hayatın döngüsünü anlatıyor. Günlük ekmek, rızık arayışı ve insan ilişkilerindeki dengeler üzerine düşündürürken, son kıtada toprak metaforuyla yaşamın geçiciliğine vurgu yapıyor. Aziz Dolu Atabey'in kaleminden çıkan bu dizeler, Anadolu bilgeliğini ve hayatın gerçeklerini yalın bir üslupla aktarıyor.

yazı resim

Ateş harlanır demiri tavlar.

Gönül harlanır kadını tavlar.

Ateş harlanır ekmeği tavlar.

Güneş harlanır toprağı tavlar.

Bir yufka, çörekle herkes doyar.

Kişi seherde rızkını avlar.

Tartıda ağır gelirse savlar,

Dokuz köyün iti birden havlar.

Ne vefalıdır ne kanaatkâr..

Toprak geleni geçeni avlar.

Aziz Dolu Atabey

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön