"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"

yazı resim

Karmakarışık bir günün ardından…

Ay ışığına âşık olmuştum ben

Ta ki güneşim doğdu

Gecem o zaman daimi söndü…

Yalnızlığın hırpalayan sıkışık basıncından

Kurtulan bir hiç gibi yürürmüşüm yollar bomboş

Hortumun alıp götüreceği korkusu yemiş beni

Yokmuş ki duyan beni gönlüm zehir zemberek sarhoş…

Kapısını kapatmakla görünmüyor sanıyorsun o yüz

Gözlerinin kapısı yok ki ölümüne yüzüne bakar paydos

Dudak tiryakin olmuş unutmuş tuzunu

Kalmış nefesin içimde tadın ise bir başka mayhoş…

Suyu bitmiş bir akarsu nasıl olur inansan dilin yalancı

Bakış bazen dilden üstündür savunmaz sesli sözcükleri

Savunmasız bir dil mağlup gelir bazen çıkmaz sesi

Sevsen de saklayamazsın dilinde yaban dikenleri...

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön