"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Yalnızlık Çayımda Dem

yazı resim

Dudağından dökülen duru söz gibi çayım.
Efsaneler şehrinin anahtarı semaver.
Buğulu bakışında erimeye adayım.
Öyle el gibi bakma hiç değilse selam ver.

Ellerindir çayıma kokusu karışan giz.
Suya busen çözülse kan tutar bardakları.
Seni betimlemeye en uygun aday nergiz.
Kıskandırır dudağın karanfil dudakları.

Berrak bakışlarını çayımla yad ederim.
Sükûtumla işlerim hayalime yüzünü.
Yalnızlığa karışır buğu buğu kederim.
Sen merhaba de yeter istemem şanı ünü.

Bir Ankara sabahı gün taze çayım taze.
Senin nefesin ile efsaneleşir çayım.
Huzur ve sükûnuma tebessümün yelpaze.
Sen gelsen bayram olur içim dışım dolayım.

Billûr bir masal gibi konuşur ellerinde,
İnce belli içinde çayın en güzel hâli.
Ruhum senle karışır efsane sellerinde.
Çayımla paylaşırım sessizce sen nihali.

Yalnızlık çayımda dem seni ararken didem.
Hem efsane hem masal gerçeğin en güzeli.
İpek hayal çağında efsanem ve nadidem.
İçimde büyüyen sır aşkın billûrdan eli.
Ankara, 28.04.2012 İ.K

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön