"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Edebiyat Tartışmaları

Fantastistan

5 görüntülenme · 19 ileti
??? #1
[[B]]Yeni Forumlar Açıldı[[/B]] Yeni İzlenim Edebiyat Forumları Açıldı.
??? #2
Fantastik,bilim kurgu yayınlarını seviyorum. Bazıları bu yapıtları gerçeklikten uzak buluyorlar. Ben de zaten bunu seviyorum işte. Gerçekler gerçekten gerçekler mi sorusunu sorup beynimde kapanmış kapıları açıyorum. İçimde şeytan aralığında artık dörtlü notalar geziniyor. Hayalgücüne kanat takıp havalanan insanlarla aynı gökyüzünü paylaşmanın tadına varıyorum. Nitekim ben de fantastik öykü alanında yükseklik korkusu olanlara kapalı kapılar tadında hikayeler yazıyorum. Cümlelerimin arasına beş forte gürültüler saklıyorum ki insanlar etkilensin,yazdığım şeyin içine girebilsinler diye. Her neyse bilim kurgu aslında bilim ve kurgunun izdivacından doğar sonra gerçeğe dökülürler. Demek istediğimi Jules Verne okuyanlar anlamışlardır. Bazı insanlar hayatı tersten yaşarlar. Söz gelimi akşamdan kahvaltı ettikleri için sabah kahvaltısını yapanlara bir çift sözleri olur. Bu yüzden fantastik hikayeler kaleme alan yazarları çağımızın kaşifleri olarak görüyorum.
??? #3
yazının kendisi zaten gerçek dışı..bence bir çok kişi fantastik türü bir kaçış yolu olarak görüyor.. onun üzerine sallamak, olmadık canavarlar, bilinmedik isimler ve ötesini uydurup sayfalar düzmek çok daha kolay geliyor bazılarına.. ben yine de bilindik olanı en bilinmedik şekilde anlatmaktan yanayım.. hayır bu türü silmiyorum..ama bu türün de hakkının verildiğini düşünmüyorum. her şey bu kadar kolay olmamalı.. dendiği gibi: hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz, yazı hariç.
??? #4
Fantastik edebiyat 'olmayan'larla ilgilenen edebiyat.. 'olmayan'ları varmış gibi göstermeye çalışan edebiyat. Bu yabana atılır bir çaba değil. Arthur C. Clarke bilim kurgu-fantastik edebiyatın öncü yazarlarından sayılır. Ancak bu tür altında önemli eserler vermiş daha başka adlar da var. Onur'un dile getirdiği nokta ilgi çekici. Fantastik edebiyat gerçeği karmaşık ve yorucu bulup, gerçek dışına yönelen yazarın çabası. Sadece onun değil, okurun da gerçeklikten kaçma ihtiyacı. Ama eklemek isterim ki İnsanoğlu başka dünyalara yolculuk yapmak, başka canlı türleriyle, başka zekalarla tanışmak.. yüzyıllardır bunun peşinde olmuştur. Yalnız mıyız.. değilsek, diğerleri nerede.. nasıllar? Fantastik edebiyat bu merakın da bir sonucu. İzedebiyat'ta bu konuyla ilgili güzel bir yazı var. Bu konuya merak duyanlar okuyabilir. Fantastiğin Edebiyatı, Diren Yardımlı. Saygılar, M. Doğan
??? #5
Gerçek yaşamdaki zorlukları karşılamayanların kaçacağı bir yer de fantastik türü olsa gerek, üstelik son zamanlarda iyi satmaya başladığı için bu türe ilginin artması normal...
??? #6
hayal ürünü varlıklar ve olağanüstü olaylar destanlarda da var biliyoruz ki. kalevala'da leminnkainenin karsılastıkları, anadoluda tepegözün uzak doğuda ejderlerin hikayelerini ve daha pek cogunu duyduk, okuduk.. bunlara saygıda kusur etmezken, iyi niyetli bir romancının, edebi ölçütler dahilinde yaratım sürecini tamamen kendi hayal dünyasına göre varolmayacak dünyayı varolmayacak unsurlarıyla anlatmasında ne gibi bir sakınca görebiliriz? tamamen pazar anlayışı içinde, yaygınlaşan eğilime göre yazmak kalıcılık getirmeyeceğinden yazın sanatı, kötü niyetli, menfaat beklentisi içindeki yazıcıları zaman içinde zaten yok edecektir. her ne kadar bilim-kurgulara ısınamamış olsam da, fantastik türlerin diğer türlerle dengeli olarak artmasından rahatsızlık duymuyorum. bunlar yetişkinleri dinlendirirken, gençlerin hayal gücüne katkı sağlayıp, verdiği gizli iletilerle nesillerce aktarılması gereken temel ahlaki ve insani değerlerin kazanılmasında destanlar kadar pay sahibi olabilir. nasıl narcissus mitinde kibirliliğin iyi olmayan zararlı bir karakter parçası olduğunu çıkarıyorsak, tolkiende de dostluk, bahadırlık, iyilik ve dürüstlüğe özendirme temalarını ayrıştırabilmemiz, fantazi edebiyatını destanlar kadar olmasa da yabana atılmaması gereken bir tür yapıyor. sanırım burada tartışma onların biraz daha kültürel ve milli boyutta olması gerektiği noktasına varabilir. sonuçta hepsinin anlattığı, hayata dair gerçekler ve kimi zaman uyarılar var, tıpkı destanlarda olduğu gibi.
??? #7
Hayatımdaki sıkışmışlık ve boğuculuk hissinden beni bir azda olsa uzaklaştırıyorsa ve söylenenlerin aksine aklımı başıma getirdiyse,ki burda bahsettiğim Yüzüklerin efendisi,Ayaklarım şu anda eskisinden daha sağlam basıyorsa yere Fantastik eserler yargılanmayı haketniyor benim nazarımda...
??? #8
Dünyanın en güzel fantastik ürünü sitemde taslak olarak yayımlanacaktır.Aynı zamanda sizin düşüncelerinizede açık bir eser olacaktır.ÇOK YAKINDA
??? #9
Türkü Gibi, şiir gibi. Semih Süren
??? #10
Türkü Gibi, şiir gibi. Semih Süren
??? #11
Geç kalmış bir anlatı. Yazıya şiir süren, şiiri yazı içinde saklayan bir anlatı. Yazar insan içine düşmüş, kendinden çıkmış, topluma bulanmış. İnsanı kah geşmişine, kah çocukluğuna, kah neşeye, karamsarlığa iteliyor. Yaşar Kemalden sonra mitos cu anlatı. Doğayla insanı ayırt etmeyen, doğayı da bir karakter sayan toğrağımızın anlatısı. Türkülerde böyle değil midir? Bir can da taşın toprağındır. İlk öykün çok sarstı beni Semih Süren. Diğerleri arayışın belki ama. Ben va karım da oksu ilki gibi toprak kukan öyküler istiyoruz. Semih Süren okunur. Metafor dehası... Gözleniyorsun.
??? #12
Fantastik bir öykü yazmak hiç de kolay değil. Özellikle seri halinde yazılan yazular. Ben on sayfalık bir öykü yazdım, tam iki ay harcadım. site site gezdim o öyküyü yazabilmek için. bir sözlük bile aldım. Yani Hiç de kolay değil.
??? #13
hic sevdiginiz kiza asik oldunuzmu.. hic hic tabak yaninda catalla kasik oldunuzmu.. hic ayaginiza minder koyup cocuk salladiniz besik oldunuzmu.. araki bulasin akli basinda yazi ararken terleyip pisik oldunuzmu.. hic cinnet gecirip nabzi dusuk oldunuzmu.. siz hic camasir sepetinize bakip onlarca donu goremedinizmi .. binlerce konu arasinda konu bulamadinizmi.. gozleriniz hep bombosmu bakar dunyaya .. bostan yere o kadar yol kateder alelade bir karga avlamak icinmi gidersiniz safariye kenyaya..siz hic dusunmezmisiniz takim elbise giydirmeyi bir zebraya yada ne biliim boynunuza giravat diye dolamaya saldirmazmisiniz elinde elmali seker ucmakta olan tek tekerlekli bir kobraya.. zurefadan surahi yapmaya yeltenmez gergedan toplayip bahceden ipe gecirip boyna dizmezmisiniz... kirat binlerce at icinde renkten gayri farkini koyamamis alelade bir at.. firat daha dogar dogmaz ebeveyn tarafindan alnina pekekeci damgasi vurulup boluculuk asilanmis bir it .. paket etden baska herseye benzeyen meret .. SRET TERSIN TERSTEN OKUNUSUndan baska hic bisey deyildir .. goz kapagi goze inen perde vurulan engel goze ket goze cekilen setten baska hic hic birsey degildir.. siz hic kuyuya inmek yerine kuyuyu basiniza kulah yapip gecirmedinizmi .. siz hic pinara agzinizi dayayip pinara su icirmedinizmi.. hic bir esegin boynundaki yeleyi oksayip yuzune yanasarak ona onu cok sevdiginizi haykirdinizmi.. hic delikli tasdan su icdinizmi..hic corabinizi akvaryumda yikadinizmi.. hic yanan soba icine girip yanisi icerden seyredip soba deliginden disari bakip disari portakal kabugu attinizmi... hic mendilinizden masa ortusu yaptiniz lokum yedinizmi icinde.. hic hic hic hickirarak guldunuzmu.. yada kahkaha ile hoykurerek agladinizmi... bile bilirmiydiniz hayatin boyle rengarenk sizin gozluklerinse koyu lacivert oldugunu bu derde dusmeden once.. hic makus talihinizi degistirip baska guzellik arayisina girisme duygusu belirdimi ruhunuzda.. hic daha once gidilmemis yoldan gitme telasi daha once yazilip cizilmemisi bulma endisesi titresmedimi bobreklerinizde.. hic elma seker yaladinmi hic seslice kaza yaptinmi hic icerdeyken sular kesildimi gibi klise beylik bayat laflar yerine yeni bi cikis yolu ile yel degirmenlerine saldirdinmi elinde piknik tupu basinda kazma sapiyla.. hic hic dusunmedinmi hiclig icinde kaybolup gidecek hic bir sey vermeyecek hicliginin yansimalarini disa vuracak hic kiymeti harbiyesi olmayan hic bi sey ifade etmeyen hiclik denizindeki hic hic hic su su su soyle oldumu bu bu bu boyle ettinmi bunu boyle boyle yaptinmilarini hic biseyle degismezmisin hic kulahindaki leblebi sekerinle benle misket oynamaz hic benle sacindan urgan edip ip atlamazmisin... sen bence hic hic hic biseysin.. hicliginide al git basimdan aramizda hic bisey olmamis gibi hic bisey gecmemis gibi davran .. hicran hicranimla basbasa birak beni hicabimla senle bi sey olmaktansa senin hicliginle bir kusurattan tam sayiya ulasmaktansa kendi kendim gibi hic basima kalmamla bir basima birak beni hicligini alip cekip giderek.. okumus cuhela hic... :0((( ....................................................................................... rahmetlli dedemin kulağı kesik eşeğine sarıldığımı hatırlıyorum.. boynuna yele değil ama gözüne güneş gözlüğü takardik.. bu yaziya göre biz hiçlerin toplamından meydana geliyoruz... by sehzade cw den... ................................................................................................. hic olmakda o denli kotu degildir ..hic Hiclik Icinden Cismiyete mini minnacik hacmi deyeri kucukde olsa katki sagliyabilmektir bence.. onemli olan kulagi kesikte olsa bir esege sahip olabilmek onunda dunyaya rengarenk bakma gereksinimi olmus oldugunu hesap edip gunes gozlugu gecirebilmek gozune.. hicde kucumsenecek hacmi deyeri pekte ufaksanacak davranis deyildir bence .. senide mahalle takimina aliyorum ilmuhaberinle esegin resmini getir tarih sahnesine oyle cik bence ....ey milletim bireyi icinde alelade olmakla birlikte butune basamakta olsa katki saglayici ferdim gonul sarayi sehzadem hurmetle nacizane tavsiyemden biride ne zaman gozunden cikarirsin o gozlugu merkeb celebinin ..alip eline hep diyer taraftan baktigin gozluk yerine.. bir sefer olsun benim hatirim icin ..bu taraftan yaani gozlugun sapli kismi burun istikametine gelirken.. gozluge alisilagelmis istikametin ters yonunden birde bu taraftan bakmiya caliski!!! iste o senin gordugun EBENINKIDIR YAVRUM EBENINKI!! ... ebeyin ellemeye kiyamadigi el emegi goz nuru ceyiz sandiginda gozu gibi korudugu yillardir sakladigi rahmetli dedenin belkizari o gozlugun her sapini tutusta evinin diregi sevgili esini her hatirlayis her gozyasi dokusunde orda kirlenmemis bir askin tertemiz sade bir sevginin kullerini eselersin.. ebeyin bakmiya doyamadigi rahmetlinin yegane mirasi birakiti o gozlukte... azginca yetisen bir neslin gozlugu merkep gozune takisinda yukarda birilerinin iniltilerini ic cekislerini dinler hickiriklarini isitirsin... o gozluk caminin icini seyret simdi o gordugun cizgiler... asker sonrasi .. akraba kiz vasitasiyla ninene el altindan gonderilen mektup icindeki resimde.. fotografciya poz verilirken en capkin bakisin yakalanabilmesi icin gozlugun defalarca duzeltilisini yukari cikarilip asagi indirilisini izlersin... o izleri takip et orda.. ardarda yakilan yanik siirleri.. sarhos oluslari .. eve gec gelisleri..dayak yiyisleri...ninen penceresi onunde umutlu bekleyisleri gorursun.. o cam cercevesinin ustundeki beyaz lekelerde o devrin yetersizligini mevcut teknolojilerinin zayifligini koklar.. goz cevresindeki terleyisleri bugulasmalari teneffus eder...o sapin cerceveye ilistirildigi yerdeki vidalarda .. kac sefer yere dususleri .. kasabaya inilip gozlukcu rusteme tamir ettirilisleri yakalar..o saplari tutun.. indirip indirp kaldirin ey torun .. orda bir tarih yatmaktadir bunu bilin gorun.. dunyanin yuvarlak oldugu iddia edildigi gunden beri yuzlerce binlerce otoyol duz kopru park sosyal alan insaa edildi dozerler greyderlerle islendi cografya.. bir bak o gozlugun diyer tarafiyla haala yuvarlakmi deyilmi diye sekizinci kose sekizinci boyutu yakala simdi.. KORFEZDEKI DURGUN SUYA BIR BAK .. dalgin dalgin baykus gibi gozleri goreceksin... orda cam gobegi aydinlik.. orda isil isil.. orda yesil yesil yaniyor milyonlarla mum.. orda ..EY.. demir carikli ruhum.. tepismeden ciftlesmeler cigliksiz dogum.. orda dunyamizin ilk kimildanan eti.. orda gumus kuslu bir hamam tasinin mahrem sehveti sehzade baba mahrem sehveti... universite tezini o essegin kulagi kesilisi esnasinda kac kisi tarafindan gaddarca zorbaca yere yikilisi.. hangi zalimin bicaginin vurulusu..kanayan kulak yerini sarma geregi bile duymayan - hayvaninda duygusumu olurmus anlayisiyla bu gunki soykirim katliamlara kapi aralayan anlayisin ote tarafinda madalyonun arka yuzunde .. o essegin cirpinislarini.. pinardan her su icisinde oluk aynasindan yansiyan hayalini her seyredisinde yureginin bir kosesindeki iniltileri kipirdanislari kagida dokup mezun olup yurt milletine yararli insan olacagina olan inancimla.. sevgiyle... fakir on temmuz 2000 ...altisini yiyim..
??? #14
Yaygın şekilde bilindiği üzere en kaliteli ve kapsamlı Fantastik çalışmalarından bir tanesi Todorov'un Fantastik adlı eseridir..Bu eserde fantastiğin yapısıyla ilgili bilgiler vardır. . Bizde Fantastik daha çok batı mazlemesiyle beslenen bir tür bana göre. Son zamanlarda fantastik öykülerle ilgili küçük bir araştırma yaptım ve bizdeki birçok öykü/romanın batılı anlamda bir alt yapıya sahip olduğunu gördüm. Kendi adıma hiç fantastik alanda yazmaya çalışmadım,ama yazanlara sormak istiyorum:"Yerli unsurlarımızı fantastik öyüklerde nasıl kullanabiliriz?" Not:Son dönemde İhsan Oktay Anar'ı ve kısmen Elif Şafak'ı yukarıda bahsettiğim yazarların dışında tutuyorum.Bana göre başarılı bir fantastik çizgisi var bu yazarların..
??? #15
Bence fantastik öykü fantastik öyküdür.. Bunu bir bölgeye mal etmek pek doğru değildir.. Batılı tarzda fantastik öyküye inanmıyorum.. Mesela Aslı Erdoğan'ın "Sırıtkan Kırmızı Ay" adlı romanı, gerçekten müthişti.. Fantastik öğelerin evrensel olduğuna inanıyorum ve bu romanda da bu sınırsızlığı görme fırsatımız olmuştur..
??? #16
Fantastik bir öykü/roman yazmak için bence batı-doğu nereli olursanız olun fark etmez. İster Türk isimlerini kullanın ister kendiniz isim bulun, karakterlerin de nereli olduğu fark etmez. Çünkü zaten fantastik bir yazı olacağı için karakterler rahatlıkla sizin bulduğunuz bir dünyada (havada,karada,suda) sizin istediğiniz şekilde yaşayacaklar hatta öleceklerdir. Bilimkurgu yada frp yazmak için tek ihtiyacınız olan şey beyninizdir. Çünkü hayaller orada üretilir. Tanrı- yazar kavramından her ne kadar haz almasam da ironik olarak aslında doğrudur. Hayal gücünün sınırı yoktur ve var olmayacak bir şey de yok değildir. Bu durumda fantastik edebiyat için tek ihtiyacınız olan şey hayal gücü-yaratıcılık, konuya ilgi ve yazabilme yeteneğidir. (fantastik dörtlü)
??? #17
Sanırım genel kanıya ters düşeceğim. Ancak ben fantastik romanların çoğunu sanatsal açıdan değersiz buluyorum. Üstelik bu değer eksikliği türün kendisinden kaynaklanıyor. Fantastik edebiyat, bu yüzden, gerçekten edebiyat olmaya uzaktır. Ancak, bu tür içerisinde sanatsal içeriği zengin yapıtlar ortaya konulamaz şeklinde bir iddia öne sürmüyorum. Söylemek istediğim şudur ki üretiminin edebi değeri en düşük edebiyat dalı fantastik edebiyattır.
??? #18
Bütün çocukluğum fantastik romanlar okuyarak geçti.Benim için fantastik romanların kitaplığımda bambaşka bir yeri vardır o yüzden.Ama ne diyeyim türk yazarlar fantastik eserler üretmekten çok yoksunlar bence..
??? #19
Dünyada küçülmeye doğru giden global hareketin, toplumlar üzerinde farklı etkiler bıraktığını; her alanda değişim ve dönüşümün gerçekleştiğini hepimiz biliyoruz. edebiyat, sinema gibi alanlarda fantastik rüzgarın insanlarca tutulmasının arkasında da bu değişim ve yeniliklerin etkisi var bence..İnsanlar giderek karmaşıklaşan hayatın içinde yeni olana, farklı olana ya da şöyle söylemek daha doğru olur "olmayana" ilgi duyuyor..Daralan hayal dünyalarımıza selam veriyor fantastik öğeler.. bence ilgiler ihtiyaçtan doğar..Hayal etmeyi unuttuğumuz bir zamanda çıkıverdiler uçan varlıklar, cinler, periler, huriler...
Başa Dön