"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Roman

Mevsim Gülbahar (2. Bölüm/7. )

Anadolu Üniversitesindeki olayları soruşturan emniyet mensupları olayların başlamasıyla ilgili olarak Cemal’inkiyle birlikte birçok isime kolayca ulaşmışlardı; bunlardan firarda olan Ali İhsan ve Metin’in dışında elliden fazla kişi gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğünde sorgulanmaya götürülmüşlerdi.

yazı resim

Usta Bir Kalemden Nifak Romanı Eleştirisi

İşte bu durumu gören ve insanımızı emperyalist tuzaklara karşı uyarmak, ikaz etmek isteyen aydınlarımızdan ÖMER FARUK HÜSMÜLLÜ, ülkenin kan gölüne döndüğü o yıllarda, 1979 yılında NİFAK adlı romanını yazdı. Başvurduğu yayınevleri, eserinin basımını kabul etmediler. Ömer Faruk Bey de son yıllarda yaygınlaşan İnternetten faydalandı, romanı İnternet ortamında yayımladı.

Baytar

Bir rivayete göre köy, dere kenarında kurulan bir çiflik ve müştemalatı olarak başlamış,daha sonra burada çalışanların ve dışarıdan gelip buraya yerleşmesindan sonra köy haline dönüşmüş.

Göbeklitepe 5

Orupta içindekini dışarıya vuramıyordu bir türlü. Onca eğlence, onca yaşanmışlık ne içindi. Kendi varlığını anlamsızca sorguluyordu ama sonuca varamıyordu. Birileri ona görünmez şeklide isteklerini yaptırıyor ama Orupta o kişiyi bir türlü tanımlayamıyordu. Aklına güzel ve kötü şeyleri kim getiriyordu. Eğer aklı gelişmiş olan düşüncesine, geleni hemen yapmayıp bunu

Hayalim Yazarlık

HAYALİM YAZAR OLMAK KURSU
30 NİSAN CUMARTESİ BAŞLIYOR...KAYDINIZI YAPMAYI UNUTMAYIN.
İletişim: 0 507 706 20 31 e-posta: osmantatli@gmail.com masukdanismanlik@gmail.com yer: İstanbul-Şirinevler meydanı

Balıklar Göklere Küstü 1

Karlı bir günde geldiği yere geri dönmeye çalışırken karaya vurmus balıklar vardır.
Kent Meydanı´nın orta yerinde ayaklar altında kalan ve ağzında yaşam öykülerini taşıyan suskun balıklar vardır. Balıklar benim gibi, senin gibi, bütün bu insanlar gibi.Kar altında kalan balıklar, ır- maklardan geriye doğru yüzemeyen ve karaya

Kendini Arayan Kadın 1

İnsan kendi doğasıyla çeliştiği, çatıştığı sürece bunalım anaforlarından kendini kurtaramaz. Tarihi süreçte ortaya çıkan ve zamanla anlamını kaybeden birtakım kuruntu ve takıntılarla hayatı kendimize zehir etmenin anlamı ve gereği yok. İç sesimize güvenmeli ve doğaya teslim olmalıyız.

Başa Dön