"Hayat bir roman gibidir; ne yazık ki editörler her zaman okuyuculardır." - Gabriel García Márquez"

Demir Kelepçeler...

Benim Kara Haberim Senindir... O Zaman Bensiz Dünya ya İstediğin Kadar Bağıra Bilirsin Sensiz Bu Dünyayı Sevmiyorum Sevmiyorum Sevmiyorum Diye Ama Ne Olursun Şimdi Gel Seni Burda Bekliyorum ...

yazı resim

Her insan özlem duyar aşka elbet birgün
Birgün başlıcak kalpte o sancılar
Yanıcak tutuşucak bedenin
Yalvarsanda artık çok geç
Demir kelepçeler çoktan sarmış kalbini
Kalbin de fırtınalar esicek birgün
Yanıcaksın çöllerde
Aşka susayacaksın eminim
Aşkı arıyacaksın sıcak ıssız kumlarda
Kalbin aşka susamış olacak
Karşındakine vuracaksın kelepçenin diğer eşini
Onu bırakmamak için sarıcaksın sımsıkı
Hissetireceksin kalbinin alevini
Hissetireceksin elbet birgün onu nasıl sevdiğini...

AMA ELBET BİRGÜN VURUCAKSIN SEVDİĞİNİN
KALBİNE O KELEPÇEYİ ...

- Ceren AKAY -

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön