"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Eylül Vurur Sırtımdan / Gitme...

Ağular yudumlayım / gitme / Çıkmazlar adımlayım / gitme...

yazı resimYZ

Gitme...

Dudaklarımın kıvrımında pusuya düşer çığlıklar / haykıramam adını...

Gitme / düşer bu can
Hüzün dolar gençliğimin haylazlıklarına
Yüzüm düşer
Sözüm düşer
Ve eylül vurur sırtımdan...

Dokuz kapı çalarım seni bulmak için
Dokuz kapı kapanır yüzüme
Yiğitliğim can verir eylül sehpalarında
El uzatırım bıraktığın boşluklara
Yokluğuna dokunurum
Elim kanar
Dilim kanar
Kelam etmem / utanırım...

Gitme / sis basar tenhasını sevdamın
Gecenin kuytu yanında tekmelenir umut
Aranan bulunmaz
Bakılan görülmez
Ses edilir duyulmaz oyy

Ağular yudumlayım / gitme...
Çıkmazlar adımlayım / gitme...

Ateşe sarılayım / gitme...
Kahpece vurulayım / gitme...

Nefesim kesilsin
Kefenim biçilsin
Varsın ölüm el etsin uzaktan

Gitme can...

06.10.2007 - Kartal

KİTAP İZLERİ

Aşk Hikayesi

İskender Pala

İskender Pala'nın Kaleminden Zamana Meydan Okuyan Bir Aşk Destanı İskender Pala, "Aşk Hikayesi" ile Okurlarını 17. Yüzyıl İstanbul'unda Soluk Soluğa Bir Serüvene Çıkarıyor 10 Haziran
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön