"Yazmaktaki en zor şey, silgidir. Özellikle de kendi egonuzu silmeniz gerektiğinde." – Dorothy Parker"

yazı resim

Her güneş doğuşunda ararım gözlerini.
Bulurum neden sonra; ıslak kır çiçeğinde.
Şakırken şeyda bülbül; duyarım seslerini,
Sarılırım hülyana dağların eteğinde.

Vuslat getir; azıcık ışısın zindanlarım.
Korkuyorum sesini dinlemekten güllerin.
Ruhumu azat için; can ister hicranlarım…
Kurban sundum canımı uğruna kaküllerin.

Çiğ tanesi ıslaklıklar, buz kesilir her seher.
Dudaklarımı kanatan hançer midir bu hasret?
Damla damla,tortu tortu; özlem dolar gök ve yer.
Her yağmur yağışında gözyaşlarımı seyret!

Her an, her saat senle dolu geçer günlerim.
Çığlıklar bahşederken nefesim bulutlara. I
Islıklaşan rüzgarın akortunu dinlerim.
Hüznünü bulaştırırken bulutlar umutlara…

Islak dudaklarımdan titreyen hayaline,
Titrek duygularımın meşalesi bir buse,
Uzatırken; kalbimi alev alev yak yine.
Ve saplan kan damlasın; ya tuğ ol ya da tuğçe…

Mollamehmetoğlu

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön