"Sabahın köründe uyanmak, tanrının bize daha fazla kahve içme şansı verdiğini gösterir." - **Dorothy Parker**"

yazı resim

Bağrına arzuyla basarak seni,
Boynuna dolanan kollara lanet.
İpeği özleyen gül bedenini,
Sarıp sarmalayan çullara lanet.

Hüzün bestelerim çalınır sazda,
Gönlümün kışında kayarım buzda.
Beni bu yaşımda, seni otuzda,
Karşıma çıkaran yıllara lanet.

Hiç de istemezdim, felekten yardım,
Her mevsim gül olur, sana açardım.
El ne derse desin, alır kaçardım,
Altına, paraya, pullara lanet.

Artık kabuk tutmaz, kanayan yara,
Güneşi buz eder, bendeki çıra.
Kıvrılıp bükülen kem dudaklara,
Sevdayı kınayan dillere lanet.

Bahtımız mı, bizi bunca kahreden?
Gönüller iç içe, uzakta beden.
Sevgi rüzgârında savrulup giden,
Korları parlatan küllere lanet.

Yıllar boşa gitti, ne kaldı elde?
Sevgi damlasına hasretim çölde.
Bir ömür boyunca koştuğum halde,
Sana ulaşmayan yollara lanet.

Sesin beste oldu, gönül uduna,
Kıydılar dünyamın son umuduna.
Seni yontulmamış, kaba oduna,
Eş olarak veren kullara lanet.

Mehmet Nacar

KİTAP İZLERİ

İnsan Olmak

Engin Geçtan

Türkiye'nin Ruhuna Tutulan Ayna: Engin Geçtan’ın Eskimeyen Klasiği Üzerine Her ülkenin edebiyatında, nesiller boyu elden ele dolaşan, altı çizilen cümleleriyle adeta kolektif bir yol arkadaşına
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön