"Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez. Pazartesi sabahı kalkmak da öyle bir şey." - Mark Twain (kurgusal)"

O Otantik Akşama

Aldım yüreğimin galatasını / Tokuşturdum gönlündeki kız kulesine / En zorunu sordum / O en güzelini yanıtladı / En gülen gözlerimiz oldu sonra / /

yazı resim

1

Ne tez olmuştu o akşam
Kızaran bir gök uzakta
Altında denizle yarılmış bir kent
Kocaman sessizlik duruyordu arasında
Konuş dedi
Dedim susalım
Dönüyordu başım
Şehrin tüm minareleri semazen
Dizlerim çözülüyordu
Depremdi tüm yollar
Cesaret arıyordum çalan şarkılarda
Oysa cığlık cığlığa kafamda martılar

2

O gelmeden önce
Düşmüştü şehre bütün kar
Yokluğunu ak bir soğuk kaplamıştı
Günlerce sahil vardı ikindi
Keskin bir rüzgar
Kahvede çay vardı ellerimde
Aklımda yarın vardı
‘Bugün neyin arifesi’
Endişesi vardı
Hüsran mı yüklü yaklaşan bulutlar
Semadan bana muştu mu var
Söyle Üsküdar kıracak mısın beni
Ve bu endişeyle ben nereye kadar
Hep bunlar vardı ondan önce

3

Ne tez olmuştu o akşam
Kızaran bir gök uzakta
Altında denizle yarılmış bir kent
Ve hala sessizlik duruyordu arasında
Aldım yüreğimin galatasını
Tokuşturdum gönlündeki kız kulesine
En zorunu sordum
O en güzelini yanıtladı
En gülen gözlerimiz oldu sonra

İstanbul 27 Aralık 2bin2

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön