"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

Ondan Sonra - 8

TV’nin karşısına oturduğum zaman yüzlerce kanalı zapingliyorum ve hiç bir şey seyredemedikten sonra basıyorum kırmızı düğmeye.

yazı resim

Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu

TV’nin karşısına oturduğum zaman yüzlerce kanalı zapingliyorum ve hiç bir şey seyredemedikten sonra basıyorum kırmızı düğmeye. Seyretmek istesem ülkenin “patlamış” “yumuşaklıklarını” seyretmek sinirlerimi bozacak, biliyorum.

Bu ülkede, “Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu” var, değil mi? Kanallarda, lise öğrencisi kızlar hamile bırakılıyor, liseli çocuklar birbirlerini, enişte baldızı, adam teyzeyi, teyzenin oğlu diğer teyzenin kızını, velhasılı akraba-ı talukat birbirlerini… Üç noktanın yerinde olması gereken sözcüğü utandım, yazamadım. Başbakanlığa bağlı o kurulun mensupları yazsın o sözcüğü ve gereğini yapsın. Zahmet olmazsa tabii ki!

Sırf TV.ler de değil, üçüncü sayfalarında ya da magazin sayfalarında resmen “porno” neşriyatı yapan gazeteler de, dergiler de illet ediyor beni…

Türk toplumu seksüel bir yozlaşmanın içine, beyin yıkama yöntemleriyle adeta itilmiştir. Asıl illet olduğum işte bu!

Aslında bu toplumun geleneğinde de vardır bu yozlaşma. Örneğin, düğünlerimizde köçek oynatmaktan pek bir keyif alırız. Erkek oğulların gay olma ihtimaline sıra gelince de, katiyen yakıştıramayız kendimize.

Neyse…

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön