"Sabahın köründe uyanmak, tanrının bize daha fazla kahve içme şansı verdiğini gösterir." - **Dorothy Parker**"

Unut Deme!

Sen unut dedikçe tutuşur sine, Göklere savrulan küllerim yine, Adını haykırır, binlerce sene, Ayrılık od'unda yakabilirsen.

yazı resim

Belki de kendini unutturursun,
Kalbimi yerinden sökebilirsen.
Sevgimin dalgası ermeden dursun,
Denize bir musluk takabilirsen.

Zaman tünelinin dibinde kalır,
Asma bahçeleri, bağları bulur.
Babil Kulesi'ni yerinden alır,
Gönlümde tahtına dikebilirsen.

Sırrına ermekmiş, hazin günahım,
Unutsam Banu'sun, ben Cihan Şahım.
Koskoca âlemi inletir ahım,
Tac Mahâl içinden bakabilirsen.

Sevda kaptanımsın, garip tayfayım,
Ömür defterinde yanık sayfayım.
Aydınlık dünyamsın, çevrende Ay'ım,
Dene yörüngemden çıkabilirsen.

Sen unut dedikçe tutuşur sine,
Göklere savrulan küllerim yine,
Adını haykırır, binlerce sene,
Ayrılık od'unda yakabilirsen.

Ne hasretle yanıp, bekleyen kucak,
Ne de âlem seni unutmayacak.
Gönül Yıldızımsın, kay bucak bucak,
Evrenin dışına akabilirsen.

Mehmet Nacar

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön