Kızgınlık bürüdü içimi. Nasıl fırtınalar estiriyorum içimden bir bilsen... Deli tufanlar, alıp savuran hortumlar, kül rengi bulutlar...
İçimde alev alev yanıyor görüntün, resmim. Yakıp yakıp kül ediyorum sevgimi ve bir anka kuşu gibi külünden doğuruyorum yeniden. Lanet ediyorum ellerimi bucaksızlığa açıp. Küfürler savruluyor bir o yana bir bu yana...
Utanmalı mıyım seni sevmemden, sevilmekten... Allak bullak ve tepe taklak; bunun tek tarifi bu. Yaşadığım o kadar güzelken neden çomak hep etrafımda dolanıyor. Ve sen neden bazen bu kadar bencil oluyorsun. Beni sevdiğinden mi yoksa kendi yaşadıklarının eksilmesinden korkmandan mı? Neden istiyorsun içimdeki benden vazgeçmemi, içimi sadece senle doldurmamı ve bunun için tek bir hak bile iddia edemezken... Neye kurgulamalıyım kendimi? Senin yaşamak istediğin bana mı, bende yaşayan kadına mı? Kızmaksa kızıyorum işte; alamıyorum kendimi. Sana olan sevgimden alabildim mi ki sanki... Ne olur bendeki beni susturmamı isteme, o sustukça bendeki senin görüntüsü silikleşiyor çünkü... Bırak çekeyim yasak aşkın acısını; pişmanlıklar, bir o kadar dolu tutkular aksın içime bırak... Bırak bende zehirleneyim yasak elmadan ısırdığım için. Acısını bırak yaşayayım, yaşayayım ki seni ne kadar sevdiğimi seni reddeden egoma bir kez daha ispatlayayım. İstersen susarım. Yemin ederim acımı bizden saklarım gizli köşelerimde, ama bana asla bunları yaşama deme. Deneyimlemem gereken deneyimlememiz gereken onca şey varken beni bunlardan mahrum etme...
Benim sevdamı ispatlama çabam inan hiç olmadı. Her gün bunu ben sana gözlerimde, dokunuşlarımda, bedeninden geçen ruhumda anlattım. Yaşamak istediğim bu tarif bile edemediğim hissin sıcaklığı değil sadece... Acısı... Özlemi... Bıçak sırtı... Arzusu... Tarifi olamayan keyfi... Çalmaya kalkma bunları benden, çünkü asıl o zaman beni eksik yaşayacaksın. Beni yarım bırakacaksın...
Ben senin düşlerini çalmaya hiç yeltenmedim... Bırak bende gönlümce süzüleyim... Bırak bir karış bedenleri akşam batan güneşte bir metre olanları öğreneyim... Beni bana bırak... Lütfen...