..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ben bir dünya yurttaşıyım. -Sokrates
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Tarihsel Roman
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Gülüp Geçin……
HAMZA EKİZ
Deneme > İlişkiler

Ne önemi var ki yazılanların, ne önemi kaldı ki okunacak bir beden bulamadıktan sonra kelimelerin art arda sıralanışının ve ne önemi kaldı ki bir yüreğe dokunamadıktan sonra kurulan cümlelerin uzun uzadıya uzayan paragrafların. Önemsiz geliyor artık yazmak. Bakınca akan hayata herkesin yaşam koşuşturması arasında okuyup okuyamadığını bile bilmeden bir şeyler karalamanın anlamsız olduğunu düşünüyorum çok uzun bir süredir. Oysa ki sevdaları yazmak,

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Roman > Tarihsel Roman
 Hoş Geldin Yazın Dünyasına Işkın!  (Necmettin Yalcinkaya)

Sevgili İsmail Güner’in, “IŞKIN” Romanı Ozan yayıncılıktan çıktı. Yazar Güneş Ülkesini –Elbistan Ovası ve Nurhak Dağı’nın etekleri- doğup büyüdüğü, acıların ve sevinçlerin yeşerdiği toprakları anlatır.
 İmbros  (Ergün Öner)

O dönem Türkiyesinin en kalabalık köyü 3000 yerli Rum'dan oluşan Dereköy'dür.Burada tek Türk olan bir öğretmenin tutunabilmesinin destanıdır.
 Yedi Adam (1. Bölüm Devamı)  (Erhan Şahin)

Yedi Cihana Boş Yere salmadı Şanlı Ecdaddımız Nam Onların Derdi zevki sefa değildi nede Han hamam Tek Gayeleri Hizmetti İslam Yoluna Hep edeple yol aldılar Yaşattılar sünneti seniyeyi Düşmedi Kalplerinden bir an olsun Yüce Kuran
 Tanrı Dağlı Akkartal 4. Bölüm  (Hüsrev Özel)

- Bilim düsturu bizde iki türlüdür. İlki, kendini tanımak, ikincisi diğerlerini tanımaktır. Kendini tanımağa merak saranların rotası uzaklardır. Tanıdıkça herkes ve her şeyden uzaklaşır, sonunda salt yalnızlığa varmak isterler, ki bu hal ölüm değilse bile, insana hapislik gibidir. Onun için, yaşarken, genelde ılımlı bir tarz içinde olunur. Bu sağlanıp, orta yol tutulunca, umumi hayat ve bunun yaşanmasına dair ilkeler öğrenilir…
 Tanrı Dağlı Akkartal 2. Bölüm  (Hüsrev Özel)

Sonra geyşaların hizmetinde, muhabbet ve eğlence faslına geçiliyordu. Geyşalar, hem yerel çalgılarıyla müzik yapıyor, hem de en zarif ve kıvrak danslarını bu olağanüstü konuklar için sunuyorlardı. Bu masalsı uzak doğu eğlentisinin tam ortasında bulunulurken, verilen bir haberle kaptan dışarı çıkıyordu.
 Tanrı Dağlı Akkartal 1. Bölüm  (Hüsrev Özel)

Koca Tuğrul, yaşlı kılıç ustası, mağaranın sol yanında kurulu demirci ocağının başında, terlemesine aldırmadan, elinde ki kılıç taslağına biteviye çekiç sallıyordu.
 Tanrı Dağlı Akkartal 3. Bölüm  (Hüsrev Özel)

Yorgo: - Ben şahsen aileden bir Ortodoks'um. Ama dostum Arpad bir istisna adeta, çünkü ülkesinde atalarının din ve töresi çoktan terk edildiği halde, o bir " Son Hunlu "dur. Akkartal bu "Son Hunlu" nitelemesi üzerinde durarak Yorgo'ya: - Yani şimdi Arpad dostumuz "Hun" aslından mı gelmektedir?
 7 Adam (Birinci Bölüm)  (erhan şahin)

Şanlı Tarhimiz Ecdadımızın Dünyaya Nasıl bir millet olduğumuzun göstergesdir.Yedi adam Osmanlı ecdadadımızın içinden çıkmış nice kahramanlara bir atfıtır bu Yedi adamın hikayesdir(Tamamiyle Hayal ürünüdür SADECEC İSLAM KAİDELERİ CE OSMANLI ECDADIMIZIN ÖRNEK AHLAKI GERÇEKTİR)
 Alman Terbiyesi  (Can)

Enver Paşa`ların, Hitler´in, von Papen`lerin, Talat Paşa`ların, Alman, İngiliz casuslarının, Türk istihbaratçılarının, Nazi hayranı milliyetçilerin, faili meçhul cinayetlerin, yarım kalan aşkların alışılmamış bir kurgu içinde anlatıldığı bir roman (Arka kapak yazısı)
10 
 Yanık Dere Erzurum Romanının Tanıtımı  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bugün hangi Erzurumlu’ya dokunsanız size onlarca işgal günleri veya Yanık Dere anısı anlatır. Ne yazık ki bu anılar kayda geçmemiştir. Yazılmayan binlerce anı hafızalarda kalmıştır. Onlar da günün birinde uçup gidecektir. Bütün bunların yanında yazılıp da okunmayan yüzlerce belge de var.
11 
 Politik İllüzyon ve Babil"in İskambil Kuleleri  (Aydın akdeniz)

Yan odaya geçtiğinde henüz ayakta olan sadık hizmetçisine seslenerek kendisi için bir madhu iksiri hazırlamasını istedi. Hizmetçi, efendisinden aldığı direktif üzerine odadan koşarcasına uzaklaşırken yardımcılarından derhal başrahibi uyandırmalarını istedi. Başrahip gecenin şu vaktinde uyandırılmaya alışkındı. Koridorda koşuşturan ayak seslerini duyduğunda, acelenin kendisi için olduğunu anladı . Daha adamlar odaya ulaşmadan hazırlanmış ve yanına gelenleri kapıda karşılamıştı. Rahip, oradan ayrılmadan önce madhu iksirinin yapımı için gerekli olan malzemeleri aldı odadan. Sarayda ki tapınağa acele ile koştururken sabah önemli bir hareketliliğin yaşanacağını düşündü. Neydi acaba bu! Şu son günlerde Kral Nabukadnezar’ı bu kadar tedirgin eden ne olabilir di? Bir taraftan bunları düşünürken öte yandan usulca; “Asil bir soydan geliyorum nede olsa! Ülkemin geleceğini ilgilendiren konulara karşı kayıtsız kalmak doğru olmaz.” Diye mırıldandı. Gizli bir nefretle iyice kıstığı bakışlarını tapınağa uzanan koridorda dikkatlice gezdirip çevresinde kimsenin bulunmadığından emin olunca bu kez daha yüksek bir sesle konuşmasına kaldığı yerden devam etti; “ Hem büyük babam bir zamanlar, bu hanedan tarafından tahtından alaşağı edilmemiş miydi…! Ben ki, damarlarımda, büyük Kral Shamasshum-Ukin’in asil kanını taşıyorum; O halde, bu hanedana günü gelince geçmişin hesabını sormak, atalarımın üzerimde bir hakkı! Ey ateş tanrısı Athar, o güne dek içimdeki kini diri tut ve bana güç ver.” Başrahip Esarhaddon son cümleyi bitirdiğinde tapınağın kapısına ulaşmıştı. Bakışlarını çevrede son bir kez sinsice dolaştırdıktan sonra içeri girdi.
12 
 Politik İllizyon ve Babil'in İskambil Kuleleri  (Aydın akdeniz)

Babil’in asma bahçeleri yanıyor, tutuşuyor. Gökyüzüne yükselen duman ve is kapkara bulutlar oluşturuyordu orada! Göz gözü görmüyordu bu karanlıkta. Zifiri karanlık ise ürpertiyordu görenleri. Nabukadnezar umutsuzca çığlık atmaya çalışıyor fakat nafile bir çaba oluyordu bu! Vücudunun tekrar değiştiğini görüyor… Ayakları kile, gövdesi demire, kolları bronza dönüşüyor… Başı ise altına. Vücudu: altın, bronz, demir ve kilden oluşan hareketsiz bir heykele dönüşmüştü şimdi. Dağlardan gelen sel suları kilden oluşan bu ayakları aldı götürdü beraberinde! Nabukadnezar, korku dolu şaşkın bakışlarla izledi ayaklarının kopuşunu… Ardından ateş ırmakları ulaştı bulunduğu yere. Önce mermer kaide yuvarlandı yere. Sonra bu ateş ırmağı mermer kaideyi yutarak bulunduğu yere ulaştı ve demirden gövdesini eritmeye başladı. Nabukadnezar umutsuzluk içinde yalnızca izliyordu olup biteni. Elinden başka bir şey gelmiyordu! Hem sonra kaçıp uzaklaşması neyi değiştirirdi ki! Çaresizce ateş ırmağının vücudunun kalan son kısmını da yalayıp yutmasını izlemişti.
13 
 Kudüs Yolunda - 10. Bölüm  (Bülent Efe)

Kediler bilir, farenin ellerinde can vereceğini. Bilirler de oynamaktan da geri kalmazlar. Kurbanlarının endişesinden aldıkları haz, karınlarını doyurmanın zevkinden daha ağır basar sanki. Nadiren de olsa, belki de avcı merhamet eder, sıçan kurtuluverir ceremeden. Hiçbir belaya rastlamamışçasına da kemirmeye devam eder.
14 
 Ayın Gölgesi Birinci Bölüm 2.  (Bülent Efe)

15 
 Kudüs Yolunda - 9. Bölüm  (Bülent Efe)

Mikail yol boyunca dilsiz, onun görünmez eli erlerin üzerinden çekilince Aslan biçare kalmış. Gencecik beyin sırtında buzdan bir ürperti gezinir dururmuş. Yüksek başında ise bir tekkenin öğretisi, bir de Kudüs’ün ilahi güzelliği sırasıyla nöbette. Bir iki kez kendinden kaçabilmek için Mikail’e söz söylemeye yeltenmiş, nafile… Halep’e yaklaştıkça askerlerin fısıltılarında yakaladığı rivayete inanmaya başlamış, Mikail’e bulaşan cinlerden ürker olmuş.
16 
 Kitap Tanıtımı: O Ruhu Kurtarmak  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bu kitabı bir macera romanı okur gibi okumaya kalkarsanız bir şey anlayamazsınız. Dikkatinizi eser üzerine yoğunlaştırmalısınız. Tabii bu yoğunlaşma, ister istemez okuma hızınızı azaltıyor. Ancak merak etmeyiniz, bu geçici bir yavaşlama. Esere kendinizi kaptırdığınızda eski hızınıza ulaştığınızı fark ediyorsunuz. Yani eser; okuyucuya, okuma tekniğine göre kendiliğinden bir hız belirlemesi yapma özelliğine de sahip.
17 
 Kraliçe'yi Kurtaran Zangoç  (ufku)

"Şu almanlar, bu kadar çok alman Londra'da ne geziyor olabilir, hiç şüphe duymuyor musun, savaştan sonra eski SS subaylarının 'Totenkopf' yani ölümün başı ekibini gizliden tekrar kurduğunu duymuştum. Bir şey planlıyorlar ama ne, birkaç resimle bi işleri olamaz.
18 
 Koçgiri Tanıtımı  (Taki Akkuş)

Koçgiri adlı romanımın tanıtım yazısı
19 
 Kudüs Yolunda - 7. Bölüm  (Bülent Efe)

Adımları hızlanır hızlanmaz dünkü oyunun tekrarını yaşamış, zavallı. Her güçlü, umutlu adımında ne oğlana ne barakaya yaklaşabiliyormuş. Yorgunluk bedenini sarınca, bayılmaya imkân vermeden bağdaş kurup oturmuş, vazgeçmiş koşmacadan. Sade, gözlerini yummadan işini bitirip içeriye giren oğlanı, kulakları sağır eden gürültüyle sımsıkı kapanan büyük kapıyı, muhtemelen üzerinde aş pişen ocaktaki ateşten yükselip bacayı boğan, sonra çizgi çizgi göğe salınan kirli gümüşi dumanı seyre koyulmuş. Sabrının sonunu merak edermiş, şimdi senin usundan geçtiği gibi.
20 
 Kudüs Yolunda - 4. Bölüm  (Bülent Efe)

Peki, sen anlar mısın sevdanın dilinden? Dur, öyle hemen atılmadan, uzak kal. Herkes bilir sanır, her şeyi. Başına gelince türlü yüzünü görür. Seni seveni istemek zorunda kalmak gücüne gitmez mi? Hele yaşın on üçse, civarında gönlüne ateşi ve suyu aynı anda taşıyan bir er yoksa bir de anan zorla dizini kırıp bedenini döşeğe sererse buna sevi denir mi?’




son eklenenler
Koçgiri Tanıtımı
Taki Akkuş
Roman > Tarihsel Roman
İmbros
Ergün Öner
Roman > Tarihsel Roman
7 Adam (Birinci Bölüm)
erhan şahin
Roman > Tarihsel Roman
Alman Terbiyesi
Can
Roman > Tarihsel Roman

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.