"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Alın Götürün Beni Dalgalar

Sahilde yürüyorum yapa yalnız,Yitik umutlarım peşimde,Ayaklarım beni sürüklüyor, Karanlığın en yoğun olduğu yere.Yakamozların alev alev olduğu,

yazı resim

Sahilde yürüyorum yapa yalnız,

Yitik umutlarım peşimde,

Ayaklarım beni sürüklüyor,

Karanlığın en yoğun olduğu yere.

Yakamozların alev alev olduğu,

Kayaların denizle kucaklaştığı yerde,

Oturdum ıslak bir kayanın üstüne.

Dalgalar bir annenin kolları gibi

Sarıp okşarken kayaları,

Sensizliğime ağladım, kahroldum.

Yakamozlara takıldı gözlerim.

Usumca şekillendiler.

Kollarını açtın bana

Hadi gel diyordun..

Kendimi düşledim ,

Serin suların içinde.

Dalgalar beni

Kayalardan alıp kayalara vuruyordu.

Alın götürün beni dalgalar,

Denizin en derin ve ölümün mutlak olduğu yere.

Terkedilmişliğin acısıyla yaşamaktansa,

Bin kez ölmek bile yeğdir bana.

Alın, alın götürün beni dalgalar,

Derinliğin ve laciverdin en yoğun,

Ve ölümün mutlak olduğu yere.

Boğun beni orada

Ki terkedilmişliğin acısını

Bir daha yaşamayayım diye.

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön