"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Bardağımdaki Çay

yazı resimYZ

Bardağımdaki çay kadar olamadın bana,
O kadar sade, o kadar sabırlı.
Çayım bile senin kadar sabırsız soğumadı bardakta.
Eksiklidiğinde bu durumdan yakınmadı hiç,
Şeker katmadım diye kızmadı bana.
Nerde yudumladığıma bakmadı hiç,
Köhne bir çay ocağındada aynı tadı verdi,
Lüks bir cafedede.
Acısını tatlısını bildi hep,
Üzgünsem bal katılmış gibi neşeli,
Sevinçliysem içimdeki çocuğu yerine oturtacak kadar ciddi oldu.
Tabi bende hiç yarım bırakmadım onu,
Seviyeli bir ilişkimiz oldu,
Saygı duydum ona hangi bardakta durduğuna bakmadan.
Çünkü ruhumda ki yeri belliydi yudum yudum içtiğim çayın.
Kaçak olduğu elbet oldu ama hiç gözlerini kaçırmadı benden,
Hiç köşe bucak kaçırmadı benden kendini.
Velhasıl bu hayatta çayım kadar olsan kafi bana...

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön