"Bir kitabın kapağına bakıp onu yargılayanlar, aslında kendi kapaklarına bakmadan yaşayanlardır." - Umberto Eco"

Başkan Muhabbetleri

Bazen apartman yöneticilerinede başkan dendiği oluyor. Yaşar'ın bakkal da ayaküstü sohbet ediyoruz, hem de arkadaşlar dıgıdık (At yarışı)oynuyor, iyi oynayıp iyi tutturan bir çocuk var; başkan aşşağı başkan yukarı, insanın ağzıda alıştı mı söylemeden duramıyor kelimeyi...

yazı resim

Şu sıralar, herkesin ağzında başkan kelimesi; başkan aşşağı, başkan yukarı, başkan gel, başkan git, başkan kaç, başkan tut, başkan yut. Kim ne başkanı, neyin başkanı bilen yok. Dünya'yı yönettiğini zanneden bir ülke başkanını biliyoruz biz bir tek...

Hele hele gençler arasında, bir görseniz o kadar yaygın ki. Liseli çocuklar konuşuyor; ''Başkan yazılı nasıl geçti'' cevap''İyi işte ne olsun başkan, kopya çekerken az kalsın genel başkana yakalanıyorduk son anda yırttık paçayı.''Ne başkanısınız?''Ben temizlik kolu başkanı, siz ne başkanısınız'' ''Ben de kültür kolu, ya siz'', ''Ben folklorcuların başkanı'' siz bayan ''Erkeklerin kullandığı ve bizim de çok kıllandığımız, eksik etek kelimesine karşı mücadele başkanı'' ''Bu kelimeyi hafızalardan silmek için kanımızın son damlasına kadar savaşacağız.''

Bazen apartman yöneticilerinede başkan dendiği oluyor. Yaşar'ın bakkal da ayaküstü sohbet ediyoruz, hem de arkadaşlar dıgıdık (At yarışı)oynuyor, iyi oynayıp iyi tutturan bir çocuk var; başkan aşşağı başkan yukarı, insanın ağzıda alıştı mı söylemeden duramıyor kelimeyi...

Arada bir bana bile ağız alışkanlığı ile, başkan dedikleri oluyor. Yok abi yok ne başkanı, biz başkan yardımcısıyız deyip geçiştiriyorum. Hayır tanıdık birisi duyacak''Abi hayırlı olsun başkan olmuşsun, ne başkanısın abi'' diyecek diye ödüm kopuyor. Çok darda kalırsan sen de cevap olarak saçmala gitsin''Boş gezenler boş gezmesin diye, onlara işler yaratma ve yaşatma hatta yüceltme diye bir başkanlık var, ben de onun başkanıyım''...

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön