"Sabahın dokuzunda şiir yazan adamdan hayır gelmez, hele bir kahvaltı etsin de bakarız." - Orhan Veli Kanık"

Bilerek Sessiz Nefeslenerek!

yazı resim

Yağan
Yağmurdan ıslanan
Yalnızca topraklar değildi elbet

İliklerime
Kadar nüfuz eden
Yalnızlığımla kenetlenendim evet

Çaresizdim
Umudun katresinde
Sinmiştim, geleceğine güvenendim

Yağmurdu
Yıllarca gözlerimden
Fütursuzca akanlar, hicranı sızdırdı

Yeşertmiyordu
Yüreğimde kuruyan
Şu zavallı filizleri bitmeyen dertleri

Asla
Silinmeyecek en deruni izleri
Sabrın hanelerini çekerken zikrettiğim geçmişi

Neye
Nasıl, hangi şekilde
Bilinmeyenler denkliğinde inanacaktım

Anlatanlardan
Zaten bizardım bir saftım
Onca zamandır işlenen hadsiz günahtan

Sonra
İnanmam için anlatılanlar
Meçhulde bir kelamdı itminanlık kalmamıştı

Aile ortamı
Dağılmıştı, verandı
Kadın kocasını, erkek karısını aldatırken

Sabi mahzun
Neye inanmalıydı, gerçekleri
Nasıl ayırmalıydı masundu onlar bir aldatılandı

Nasıl inanacaktı,
Kandırıldığını bilerek nasıl saf tutacaktı
Çardağa, yağan yağmurda ıslanan zavallılardı

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön