"Hayat, iyi yazılmış bir senaryodur; ama ne yazık ki, sonunu her zaman okuyucu değil, editör belirler." — Neil Gaiman"

Borç Yiğidin Kamçısı

Ağlasak, dellensek yakışmaz; serde yiğitlik var.

yazı resimYZ

BORÇ YİĞİDİN KAMÇISI

Yıllarca hep kendi kendime düşünmüşümdür; bizler, Bayındır halkı olarak yiğit miyiz yoksa yiğit değil miyiz?
En sonunda kanıtlarıyla birlikte öğrendim ki, biz yiğit bir toplummuşuz.
Peki bu yiğitlik denen şey nasıl oluyor ve kendini nasıl belli ediyor? Şöyle:
- Her ne kadar çoğu esnafımız akşama kadar sinek avlasa da, bankacı esnafımız kredi (borç alma) kuyruklarını eritmekte büyük bir çalışma örneği sergilemekte.
- Tapu dairesinin önünde biraz eyleşin, gelenlerin dörtte üçü borç para peşinde, ipotek tesisi ile meşgul.
- En dertli çalışan kesim postacılar ve özellikle dağıtıcılar. Kredi borcu, kredi kartı borcu bildirimleri, icra evrakları yığın yığın. Artık o omuzlarına astıkları büyükçe çantalar evrak taşımaya yetmiyor. Eskilerin “pampır çuvalı” dediği türden kocaman çuvallarla dağıtıyorlar.
Şimdi biz yiğit değil de neyiz? Borç yiğidin kapçısıysa bizden yiğit adam bulamazlar.

Hafta içinde Tire, Torbalı gibi komşu ilçeleri araştırdım. Onlar da yiğitmiş, hem de nünüklerine kadar.

Şimdi neşelensek, olmaz, durum ortada.
Ağlasak, dellensek yakışmaz; serde yiğitlik var.

av.mehmetonder@hotmail.com

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön