"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

yazı resim

Adımlarını sıklaştırdıkça, kaçabileceğini zanneder benliğinden.
Zavallı, pasaklı ve çaresiz. Küçük bir tarla faresi gibi,
bir tutam umuda muhtaç. Hisseder yapaylığı hep. Boyu sersemlik, kilosu hüzün kadar.
Cinsiyetsiz bir çöl gibi yüzü.
Naftalinli akşamlar, sarılır örtüsüne sıkı sıkı. Zamansız yağmurlar gibi örtüsü. Cilveli bir aşığın irisi, bakar zamansız gözlerine şefkatli.
Şefkat denilen, duvardaki şırfıntının çivisi. Dudaktır duvar, paslı bir çivi örter ayıbı. Ayıp dediği, naif, yetim bir gönül yarası. Duyulur entrikanın sesi, akar bedene hoyratça. Karga olur hatıralar, deşer yarayı şarapla. Şarap batışıdır günün, Gün gecenin namuslu hali.
“Zaman” zamansızdır, sızar toprağa şefkatle. Unutulur mavi yüzlü kader, buluşunca esmer yüzlü şeytanla.

KİTAP İZLERİ

Barbarın Kahkahası

Sema Kaygusuz

Barbarın Kahkahası: Bir Toplumun Tatil Maketi Bir yaz tatilinden beklentimiz nedir? Güneş, deniz ve belki biraz da huzur. Oysa Sema Kaygusuz'un 2016 Yunus Nadi Roman
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön