"Sabahın dokuzunda şiir yazan adamdan hayır gelmez, hele bir kahvaltı etsin de bakarız." - Orhan Veli Kanık"

Çayın Son Tangosu

Sonra buse olur, Kondurulur dudaklara bardakla. Damakta bıraktığı tatla, Alır götürür uzaklara.

yazı resim

Gelir asude iklimlerden.
Kışımızı yazımızı aydınlatır.
Kimi kıtlar şekeri,
Islatır onunla.
Kimi kaşıkla bardağı şıngırdatır.

Sonra buse olur,
Kondurulur dudaklara bardakla.
Damakta bıraktığı tatla,
Alır götürür uzaklara.

Aslını sorarsanız,
Semaverle demliğin duasıdır.
Yeşil dalıyla bizlere,
Rahmeti sonsuzun armağanıdır.

Hazırlanması ayrı bir haz.
İçimi tarifsiz zevk verir.
Nazlı bir gelin tarzında,
Meclise gelir.

Gelir gider gümüş tepsiler sekerek.
Halıyı süpürür has ipekten etek.
Ne halı incinir,
Ne bardak gücenir.
Her doluşuyla bardakların,
Mecliste can tazelenir.

Adı çay diye yazılır divana.
Hem cana sevgilidir, hem canana.
İçene afiyetler olsun,
Hayır dualar hazırlayana.
Ne ilk demlenişidir zevkin asırlardır,
Ne son tutkusudur tiryakilerin bu.
Gözlerde,
Özlemin nemidir buğu buğu.
Dünya döndükçe,
Ehli keyiflere,sunulsun çayın hası.
Doldursun gönüllerdeki asude boşluğu.

Ankara,25.10.2008 İ.K

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön