"Yazmak, aslında var olmayanları var etme gücüdür. Tanrı'nın işi, bizim oyuncağımız." - Jorge Luis Borges"

yazı resim

Besmeleyle açtığın bi aşkın perdesini,
Küfürle sonlandırmak acıdır elbet.

Sen beni hiç anlamadın ki,

burnunun dikine gidiyorsun dediğinde,
gözyaşlarımın ayaklarıma kapanmasına engel oluyordum.

Sol yanıma yürek yerine ateş koydum ben,
içimi ısıttım,
buzlarımı senle erittim,
taş yerine kayalar bastım da bağrıma,
dindirimedim bu sevdanın o çekilesi acısını.

Sonra saçlarına bağladım hayatımı,
kördüğümünle öldüm sevgili.

Çocuklar büyüttüm bahçende,
ama bir hiç uğruna,
piç gibi ortada bıraktı aşk beni.

Haklısınız çok kez ölmek istedik,
ama hep güçlü rolu yapıp,
yanan yürekleri aldık önümüze.

Bir kıvılcımın büyüttüğü yangın kadar basitti aslında,
delikanlı gibi yaşayalım dedik,
sonra tek bir yol ayrılık çıkardılar karşımıza.

Yaralar açtım yüreğime, yar koydum dilime de,
ağzımı açıp tek kelime söyleyemedim Destina,

Sana gitme diyemedim !

Tek yapabildiğim aciz ellerimle
bir gökküyüzü çizmekti hayallerine,
uçurtmalara renk oldu gözlerin,
elime verdiğin ip değil saçlarındı,
kokladım,
kendimi gül bahçesinde buldum Destina..

Aşk hocalarım daraldığında,
Hasbinallah ve nim'el vekil de derdi!
Allah herşeye vekil de derdi.
Allah aşkıma vekil de sevgili,

bir hiç uğruna,
piç gibi ortada bırakmakta neydi?

BELİNA ÖZBEK

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön