"Yazmak, aslında sadece okumayı geciktirmenin bir yoludur." - Umberto Eco (kurgusal)"

Ezilmişlik mi Evlilik mi?

Evet hanımlar, kendi gücünüzün farkına varın, düşüncenin gücüne inanın. Düşündükçe varsınız ancak… O zaman gerçek ve özgür olursunuz inanın…

yazı resim

Okullarda her şey öğretilir bize fizik, kimya, matematik…

Öğrendiklerimizin çoğunu unuturuz büyüdükçe; işimize yaramıyorlardır çünkü…

Bir tek, kendimizi nasıl tanıyacağımız; davranışlarımızı nasıl yönlendirebileceğimiz öğretilmez.

Ve büyürüz öğrenemediklerimizle; bilgisizce, farkında olmadan…

Babalarımız sevgiyi göstermenin yanlış olduğunu öğrenmiştir büyüklerinden hele kız çocuklarına…

Şımarırlar sonra, söz dinlemez olurlar…

Ve annelerimiz, ezilmeyi öğrenmiştir annelerinden, erkeğin sözünü dinlemeyi, hakkını aramamayı…

Böyle büyür çoğumuz ve gördüğümüzü kabul ederiz.

Modellerimiz hazırdır artık; bilinçaltımızın derinliklerine yerleşmiştir, erkek ve kadın figürleri…

Üst beynimizle karşı çıksak, hakkımızı aradığımızı söylesek de davranışlarımız teyit eder modellerimizi.

Gitgide yabancılaşırız kendimize…

Ve bir gün bir sebep bulur; ya aşık oldum ya da sevdim der evleniriz.

Ezildiğimizi hissederiz, hırpalandığımızı, aşağılandığımızı ama kandırırız kendimizi bahanelerle…

Eğer gözlerimizi açamayacak kadar güçsüzsek; yıllarca sürer bu kandırmaca, gözlerimizi açabildiğimiz de ise çok geç olmuştur artık.

Bir ömür heba olmuştur ve acırız kendimize, pişmanlıklarımız içimizi yakar…

Ben bu adamı nasıl tanıyamadım, benim aradığım insan bu değilmiş, mutsuzum sözleri beynimizde yer eder…

Ve herkes suçludur artık; ama en çok kendimizi suçlarız…

Suçladıkça yok ederiz kendimizi, ben olmaktan çıkar bir kuklaya dönüşürüz…

Gözlerimizi açabilecek, hatayı kabul edebilecek gücümüz varsa eğer içimizde…

Fark ederiz; karşımızdaki adamın, hayallerinizdeki adam olmadığını…

Fark ederiz; aslında davranışlarımızı ve duygularımızı belirleyenin; bilinçaltımıza yerleştirdiğimiz görüntüler olduğunu…

Ve bilinçaltındakileri görmeye başladığımızda, sileriz o görüntüleri beynimizden; yeni görüntüler yerleştiririz yerine hayallerimizde çizdiğimiz, istediğimiz adamı…

Ve inanırsanız; eğer kendi gücünüze, bunu yapabileceğinize; o adam gelir, bulur bir gün sizi…

Ve o zaman ezilmişliğe değil, evliliğe imza atarsınız…

Evet hanımlar, kendi gücünüzün farkına varın, düşüncenin gücüne inanın.

Düşündükçe varsınız ancak…

O zaman gerçek ve özgür olursunuz inanın…

11.07.2007-Hayal ARAR

KİTAP İZLERİ

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin

Bir Ulusun Doğuş Sancısında Bir 'Çalıkuşu'nun Kanat Çırpışları: Reşat Nuri Güntekin'in Ölümsüz Eseri Üzerine Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan ve yayımlandığı günden bu yana
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön