"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

Gel de "Güneş Ufuktan Doğsun" Yeniden Ata'm

yazı resim

Gün oldu karanlıkta kaldım
Işık bekledim dağların arasından
Gün oldu aç kaldım, susuz kaldım
Sofrada yemek, bardakta su bekledim
Hastalandım derman bekledim
Gün oldu denize düştüm yılana sarıldım
Kurtaracak bir el, tutunacak bir dal bekledim
Yitirmedim inancımı ülkemin gencine, yaşlısına
Kadınına, erkeğine, köylüsüne, kentlisine
Bekledim karanlığın aydınlıkla yıkanacağı anı sabırla
Ama hiç kimseyi, hiçbir şeyi beklemedim Ata'm
Senin devrimlerini, Senin Cumhuriyet'ini beklediğim kadar...

Ateş yanarken alevini seyrettim
Çakmak çakmaktı gözlerin
Yağmur yağarken bulutuna baktım
Nehir akarken suyunun sesini dinledim
10 Kasım'ın sonbaharına tanık oldum
Dökülen yaprakların gözyaşını sildim
Allah'ın merhametine sığındım
Dayanılmaz acıydı yokluğun, 10 Kasımların
Çarpıp çarpıp kalbime, yeniden geliyordu hüznü aklıma
Her Kasım'da yeniden içime içime ağlıyordu alfabem...

Bulutu kandırdığım da, ateşi söndürdüğüm de oldu senin için
"güneş ufuktan doğsun" gel yeniden
Bayramım olsun varlığın diye yalvardığım da...

Asaletine, dehasına, tarihine, kahramanlığına
Kurduğun Türkiye Cumhuriyeti'ne kurban olduğum
Görün gözüme; Doğu'dan, Batı'dan Kuzey'den, Güney'den gel
Yurdumun sana ihtiyacı var
Yalvarıyorum gel kurtar, ülkemi dört yanı düşman...

Gel de, dalgalandır şanlı bayrağımı zaferlerinin tarihinde
10 Kasımlarında, 29 Ekimlerinde, 30 Ağustoslarında
19 Mayıslarında, 23 Nisanlarında ülkemin
Mavi türkülerinde göğümün
Öksüz kalmasın bayramlar
Gel, gel de "güneş ufuktan doğsun" yeniden...

Rukiye Çelik
10 Kasım 2019

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön