"Yazmak, aslında hayatın kendisinden daha az saçma bir şey yapmaktır." — Samuel Beckett"

Gelir mi Hiç Serçeler?

Senle ikiye bölerim diye aldığım simidin / Yarısı duruyor hala / Diğer yarısı da düğüm düğüm boğazımda

yazı resim

Bir geliyor-bir gidiyor bahar bizim buralara
Anlayacağın yalancı bir mevsim hakim istanbul' a
Serçe seslerini bile duyamazsın
Yok çünkü…Gelirler mi hiç?
Üşür serçeler bu soğukta...

Kızıyorum bu sabah yağan yağmura
Kızıyorum içimi donduran ayaza..
Hep yalnızım ben
Ve bu yüzden hep
“Serçe tadı aklımda!..” --- diyorum
Yine aklımda,
Yine yanıbaşımda...

Nisan yağmurları yağıyor saçlarıma
Burnum soğuk, ellerim soğuk
Donar yüreğim, görmez kimseler
Bir allahın kulu beni sevmez
Korkar tabi,
Gelir mi hiç serçeler…

Senle ikiye bölerim diye aldığım simidin
Yarısı duruyor hala
Diğer yarısı da düğüm düğüm boğazımda
Bir bardak su içemem ben sen olmadan
Sen hala anlama…
Paylaştığımız herşey bende sıcak da kalsa
Ne kadar gidebilir sin ki!
Alt tarafı yabancı bir kucak açılacaktır sana
Sen git durma!…

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön