"Bana bir roman yazmak için yeterli zaman verin, size dünyanın tüm uykusuzluğunu vereyim." — Virginia Woolf"

Güneşe Tutunmak

ölüyordu gelinlik, ağlıyordu gelin / hiç gelin olamadığı için. /

yazı resim

bir kadın koştu gecenin sessizliğine
beyaz, uzun bir elbise üzerinde
saçları kırmızı, ayakları çıplaktı
ellerini uzattı boşluğa, güneşe dokunmak ister gibi

oysa aklı olan buradan kaçardı
her yer öyle ıpıssızdı, kapkaraydı.
sokak lambasının ışığı, altına kıvrılıp yatmış
kediyi aydınlatıyordu sadece ve ısıtıyordu.
bu saatte insana kendi ayak sesi bile
kırk kat yabancı
ağlıyordu kadın
sokak lambasından daha çok aydınlatıyordu kadın

kadın eni konu güzeldi
elbisesinin yakasını göğsüne kadar yırtmış
başka bir şey giymemişti
yağmur yağıyordu
önce pıt pıt dökülmeye başladı
sonra daha hızlı ağlamaya başladı
yağmur tanrısı

kadın ne kendini sırılsıklam eden yağmuru duydu
ne de arka sokaktan gelen ulumaları
diz çöktü ıslak toprağa
öyle hareketsiz kaldı
sabahın ışıklarıyla güneş dokundu kadının vücuduna
sonra kadın güneşe tutundu

ölüyordu gelinlik, ağlıyordu gelin
hiç gelin olamadığı için.

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön