"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Günlük

"Parlak entarisini o yana bu yana sallayıp duran / bu mahalle görüntüsünde ki orospu kırıntısı / bir gün gelip erkeği tanıyacak / ve ondan nefret edecekti / belki de beni hiç sevmeyecekti / hep erkeklerle oynayıp / onlarla yarışma ve onları yenme h

yazı resim

*Bir delinin ajandasından alınmıştır.prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /

Bir delinin günlüğünde anlatılan kadını

sevdim iki karaktere bürünüp çılgınlaşıp

Parlak entarisini o yana bu yana sallayıp duran

bu mahalle görüntüsünde ki orospu kırıntısı

bir gün gelip erkeği tanıyacak

ve ondan nefret edecekti

belki de beni hiç sevmeyecekti

hep erkeklerle oynayıp

onlarla yarışma ve onları yenme hırsı

daha da sağlamlaştırdı inadımı

o beni hep deli diye çağırırdı

alaysı gözlerinin arkasında ki

parlayan şehveti bilemezdi

farkında olmadığı görüntüsünü gizleyemezdi

onu hep sevdim iki karaktere bürünüp çılgınlaşıp

her neyse zamanı kovaladık ve geldik

acılarımızı ve anılarımızı taşıdık geleceğe

onu kovdular mahalleden

çünkü onu benden başka kimse sevmezdi

belleğime kazıdığım o gözleri

benden başka kimse de sevmedi

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön