"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Meçhule Yazılmış Mektuplar - 14

Hani eskiler demişler ya, “önce refik sonra tarik.” Ben bu meçhul ve muhayyel yolda kalem ve kâğıdı seçtim kendime refik olarak. Bu mektuplar boyunca gizli ve aşikâr cümle hâllerime bu ikili şehadet edecektir.

yazı resim

Güzelllikler, sımsıcak bir merhabadan sonra gelir diye, önce merhabayı seçtim bu mektubu yazarken. Her şey, merhabanın ardınca dökülmeye başladı. Sahi sen, en çok siyahı bir de siyahın içindeki ahı mı severdin? Yoksa gümrahı ve rahı mı?

Hani eskiler demişler ya, “önce refik sonra tarik.” Ben bu meçhul ve muhayyel yolda kalem ve kâğıdı seçtim kendime refik olarak. Bu mektuplar boyunca gizli ve aşikâr cümle hâllerime bu ikili şehadet edecektir.

Sana yazacağım her satırı,her sözü, her heceyi görecekler, bilecekeler. Tabir yerindeyse, sırdaşım olacaklar. Duygularımı ,düşüncelerimi paylaşacaklar…

Kâğıt, kalemin sinesinden dökülen katreleri emecek. Kalem, coşacak daha bir. Kelimeler, görücüye çıkacaklar… Dokusu kokusu sen olan kelimeler, sıra sıra akacaklar mektubumda.

Ey muhayyel peri, önce merhabayı seçtim huzuruna çıkmak için. Nedense el vedayı sevemedim. Sonra da merhaba diyerek noktayı koymak istedim . Bâki selâm.
Ankara,02.03.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön