"Yarın, kendini bugün sananların hiç ulaşamayacağı bir yerdir. Eh, en azından kahvemi bitirene kadar." – Dorothy Parker"

Sabahın Zevkleri

Kadın belki duymadı bu sevgi sözünü, belki de fazla masum olduğu için kabul etmedi. Ellerini şimdi erkeğin kasıklarına götürmüştü. Adam sevgilisinin gözlerindeki istekliliği görmüştü. Yaklaştı. Öpüştüler uzun uzun..

yazı resim

"Tüm benliğim senin olsun bu gece...
Beni ve bendeki her şeyi al...
Biraz daha... Biraz daha içimde kal...
..."

Beyaz çarşaflarla kaplı yatak, darmadağın olmuştu iyiden iyiye. Yastıklar bir köşede, nevresim yerde... Sağda solda iki ateşli bedenden fırlamış giysiler... Pantolon, gömlekler, çoraplar, kırmızı dantelli külot, ayıcıklı baksır, kırmızı sütyen... Savaş alanı gibiydi etraf... Bedenler gibi oda da yorgun, pejmürde idi.

Kadın arkasından sarıldı adama. Teni ve göğüs uçları erkeğinin sırtını sıvazlıyordu şimdi. Bir bacağını da adamın kalçasının üstüne attı. Bacak arasındaki boşluk bütün kapılarını açmış, misafirini beklyordu sanki.. Minik bir buse kondurdu adamın ensesine... Ve öpmeye başladı sırtını yavaş yavaş. Elleriyle de bedenini okşuyordu erkeğin. Gözlerini açtı adam. Yeni bir güne uyanmanın hazzını, sevgilisinin öpücükleriyle tamamen hissedebiliyordu. Arkasını döndü usulca. Kadın baygın bir iki bakış attı erkeğe. Anlamını biliyordu bu bakışların.

- Günaydın Tatlım... dedi adam dudak ucuyla.

Kadın belki duymadı bu sevgi sözünü, belki de fazla masum olduğu için kabul etmedi. Ellerini şimdi erkeğin kasıklarına götürmüştü. Adam sevgilisinin gözlerindeki istekliliği görmüştü. Yaklaştı. Öpüştüler uzun uzun. Dudakları birbirlerini ezberlemişti artık. Adam toparlandı biraz. Ellerini sevgilisinin dimdik duran göğüslerine götürdü. Tam avuçlarını dolduruyorlardı. Baş parmakları göğüs uçlarını irdelerken, diğer parmakları kadının hafif terlemiş göğüslerinin her kenarına temas etmekteydi. Boynunu öpüyordu kadının. Islak dudakları emercesine dolaşıyordu kadının kıvrılan vücudunda... Aşağı doğru indi dudaklar. Şimdi göğüs uçlarını yalıyorlardı. Kadın iyice isteklenmiş, erkeğinin saçlarını yolarcasına asılıyordu, bastırıyordu göğsüne...

(Sizce nasıl devam ettirelim bu hikayeyi...)

Not: Kadın farklılıkları ve çikolatayı çok sevmektedir.

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön