"Akıl, kendi kendini cilalayan bir ayna gibidir; ne kadar çok bakarsan, o kadar az görürsün." - Stanisław Lem (Kurgusal)"

Sevdan, Ağır Bir Gökyüzü

yazı resim

kanatlandım uçuyorum,
bahçelerden geçiyorum,
tam incir mevsimi,
ağaçlarda bir yeşil sevinci,
çiçek baskını, yaprak gürültüsü,
üstünde kuş cıvıltısı,
gözüm yeşerdi ağaçlardan.

tüy kadar hafif,
zar kadar ince
kanatlarımla havalandım,
şimdi uçuyorum,
içimde bir mavi sıkıntısı,
gözümde sevda telaşı,
mor salkımdan şüpheler sarmış bir yanımı,
kaçıyorum aynalardan.

üstümde ağır bir gökyüzü,
siyah keder bulutları,
çekmiyor kanatlarım,
uçamıyorum,
sevdan olsaydı,
mümkündü solumak her şeyi,
tozu, toprağı, bulutu,
en başta seni ve sevdanı.

düşüyorum,
çekmiyor kanatlarım,
büyük bir boşluktayım,
uçurumlarda kör bir kuyu karanlığı,
tutunacak bir dal olsa ah !
sevdan kesmiyor artık,
umutsuz, umarsızım,
son, bu olmalı diyorum,
kelebek misali düşüyorum
aynalardan.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön