"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

Ya Sen de Olmasaydın?

yazı resim

iki kötü gece ve sen vardın...
ya sen de olmasaydın...?
karanlıktı, fena kokuyordu ölüm
ve ölmek, kavuşmak kadar ivedi,
korkuyorum uyandır beni
zahirim ol, ellerinde boğulsun ölüm...

el eleydik, olabildiğince yakın, sıcak
ay beyaz ışığından yoksun,
beyaz ışık bedenimde ayna
ayna, sendeki süs, bendeki hayal...

ellerimde siyah eldiven, uçlari kesik...
ve ayağımda eylülden kalma kirli postal...
devrini şaşırmış sakalım agresif,
bir tel koparsam kıyamet kopar,
gücenirsin bilirim!
bakışlarında iki kıvılcım,
iki kan pıhtısı, sevgilim...

acıma ilaç olmuyor
ruhuma nakşedilen aşklar
sevgine bir eylem değil benimkisi
sensizliğe grev, başkaldırı
militarist bir sevda belki...

içimde hapsolmuş kaosum, gecemsin
...gecemde pankrat, pankratta sen,
kah Çağlayan, kah Kadıköy...
bilmem hangi meydan zulası
bilmem hangi heyula zamanı...
Taksim’de yoktun işte,
sen yasaktın,Taksim yasaktı...

karanlıktı, fena kokuyordu ölüm
ve ölmek, kavuşmak kadar ivedi,
korkuyorum uyandır beni
zahirim ol, ellerinde boğulsun ölüm...

iki kötü gece ve sen vardın...
ya sen de olmasaydın...?

Hüseyin Güneş

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön