Serenay Özkan'ın Mizan Şiiri Daima Edebiyat'ta!
Daima Edebiyat Dergisi'nin 30. sayısında "Mizan" adlı şiirim sizlerle beraber! / Kendilerine teşekkürlerimi sunuyor, siz değerli okuyuculara iyi okumalar diliyorum. / Serenay Özkan /
"Gerçek şu ki, dünya zaten yalanlarla dolu, benim bir tane daha eklememe ne gerek var?" - Oscar Wilde"
"Gerçek şu ki, dünya zaten yalanlarla dolu, benim bir tane daha eklememe ne gerek var?" - Oscar Wilde"
Daima Edebiyat Dergisi'nin 30. sayısında "Mizan" adlı şiirim sizlerle beraber! / Kendilerine teşekkürlerimi sunuyor, siz değerli okuyuculara iyi okumalar diliyorum. / Serenay Özkan /
KALKIN MALINIZA SAHİP OLUN.” / Allah sağlıklı ve uzun ömürler versin. Erzurum Camii imamlığından emekli olmuştu Ahmet Yıldız hoca efendi. Sohbetlerinin birisinde bir hatırasını anlatmıştı.
İnsanlık tarihi kadar eski bir ırkım, / Tanrı dağlarında kurulup çarkım, / Altay dağlarına dek akın, akın,
"ÇOKÇA ONUR"🇹🇷 / Ahmetbey Kasabası / Mustafa Altıntaş / ARJANTİN – CHACO /
Yazarlık Bir Direniştir: Serenay Özkan ile Edebiyatın Kıyısında (Mervenur Çakır)
Yine vuslatı hayal ederken / Ve sızlarken burnumun direkleri / Gözlerin, gülüşün geçerken film şeridi gibi zihnimden
Gökkuşağının güneşi teğet geçtiği, / Kuşların şarkılarının hiç susmadığı / Ağaçların tomurcuklarının patladığı, / Yağmurdan sonraki
Yanima geldin ya bugün / Bahardan konusurken hani yan yana, / Zaten bahar geldi dunyama o anda.
Yanlış ve doğrunun ayrımına varmak istemediğim, / Sınırların ve yasakların anlamsız olduğu yerdeyim. / Bu, titreyen yüreğimin, ellerimin,
Mayıs ayının eşsiz güzelliğinde / İnzivaya çekildiğim günlerdeyim yine… / Kuşların mütemadiyen ötüştüğü, / Arıların vızıldadığı,
İçimde susturamadığım sensizlikler var / Ve sonra… / Yalnızca göğsüme hapsettiğim, / Hürriyetine ne zaman kavuşacağı
O gün, ansızın gözlerinin dipsizliğinde eridim / Kaldım öylece karşında, yüreğim delirdi, / Tüm bedenim yangın yerinde köz oldu
Biliyorum, ben de varım sende / Sanki çok önceden de varmışsın gibi bende / Nasıl bir his bu tanımlayamıyorum
Gözlerimin etrafındaki çizgileri seyrederken / gün be gün, / Saçlarıma düşen akların hızına yetişmek de ne mümkün
Ulusal ve yerel çeşitli gazetelerde yazdığım makale ve köşe yazılarımdan alıntı.
Saat gece yarısını çok geçe / Yine kalemim elimde, uyku yok gözümde / Düşlerim, umutlarım, cesaretim, cesaretsizliğim
Daha kaç sabaha karşı, kaç gece yarısı / Söylesene vuslata kaç var daha / Ben mi erkenim sana, sen
Güneşin gülümsediği bir şehir, / Dim çayı, Alara çağlayan nehir, / Fethiyesi destan gibi bir sihir, /
\* Almıla; / \* Bugün, / \* Kavuşmak için / \* Çırpınan /
KABAHAT / -l- / Uzun bir bakıştı, / durup durup maziye takılmak. /
Güneş gösterince gülen yüzünü, / Bahar geldi, sen de gelirsin diye. / Çok özledim bal damlası gözünü,
Erzurumlu Ketencizade Mehmet Efendi, / Hızır Aleyhisselamı çok görmek isterdi. / Her daim bu aşk ile yanıp tutuşuyordu,
Neden hiçlik değil de bir şey var bu âlemde, / Neden ışık, neden taş, neden bu sonsuz gece? /
Üretim gücünden gelen / Katılımcı toplumdan yana / Karşılıklı transfer emekten bana / Üreten ilişkiler üzerinde
İnsan bazen bir felaketi atlatıyor ama onun bıraktığı izler hafızanın derinlerinde yaşamaya devam ediyor. Fakat günler geçtikçe şunu fark ettim: Kaybettiğim araba geri gelmeyecekti ama
Sanırım çoğumuz ikinci sebepten yazıyoruz. Çünkü insanın içi bazen kalabalık olur. Kimse görmez ama içeride sürekli konuşan bir geçmiş vardır. Yarım kalmış cümleler… Geç kalınmış
Bu şiirin hikayesi: Kendi kendiyle konuşana deli denir ya! Ben kendi kendime konuşurum. Düşünceyi zihnimde sıralamaya oturturum. Kendi kendime konuşmakla kendi kendimin eytişimsel ateşlemesini başlatırım.
Münasebetsiz / Tamahkar / Fukara Gözü açlarla; / Akbatur / Gencer
İç dünyamdan kaçmaya çalıştıkça kalem yazmaya zorluyor beni. Neyi, nasıl yazabilirim. Neler hissettiğimi ve neyi istediğimi kalemle nasıl ifade edebilirim ki? Evet, yazıyorum ama neden
Hena özgürlüğümsün / Özgürlük telde olsa / Dil susar / Dilde olsa tel kopar
Gölgem duvara vurmuş, / Üzerinde adım yazılı, / Kaçmak yok ortalıkta herşey, / Yasaklı düşünceler gizli
Ben senin gözündeki kiraz çiçeklerini sevdim. / Her bahar açar tazeliğini korur, / Gelinliklik gibi beyaza bürünür.