..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Çok söz hamal yüküdür." -Yunus Emre
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Hişyar Arıkan




29 Mayıs 2008
Ruhumuz Bozuk Çıktı!  
Hişyar Arıkan
Bozuk olan hiçbir şeyi sevmeyiz biz. Bozuk olana bozuk atarız. Televizyon bozuksa tepesine vururuz, kız bozuksa kafasına sıkarız.


:ADFJ:

     Medyada sık sık karşılaştığımız rutin haberlerden biri. Bazen haberi bile okumadan, sadece haberin başlığından ya da tanınmasın diye gözlerine bant çekilmiş bir vesikalık fotoğraftan içeriğini hemen anlayabileceğimiz ve bizi pek de heyecanlandırmayan ve daha da vahimi açtığı toplumsal yarayı sorgulamadığımız vaka-i âdiyeden bir haber.

     İlk günkü haberin başlığı “ Gerdek Gecesinde Damat Cinneti ” idi. Haberi okuduk geçti. Bu memlekette bu tür olaylar sıradandı. Haberin altını deşmemize gerek yoktu. Çünkü sebepleri son derece tanıdık ve yakındı. Her birimizin bilinçaltını deştiğimizde, o karanlık dehlizlerde bu kalıntılara rastlamak mümkündü.

     Aynı haberle ilgili, ikinci gün çıkan haber başlığı bu kez daha ilginç ve ilgi çekiciydi. “ O Gelin Bakire Çıktı ” diyordu. O anda, farkında olmadığımız, “ cinnetin tarafı olma ” duygusunu yaşadık toplumsal bilinçaltımızda. Derin bir acıma duygusuna gark olduk hep birlikte. Bu işte doğrudan parmağımız olmadığı halde, bir vicdan azabı muhasebesine giriştik. Günahımız yoktu ama yine de bakire bir kızın suçsuz yere vurulması hepimizi fena halde sarstı.

     Kız bakire çıkmasaydı, bu derin teessürü yaşamayacaktık belki de. Her ne kadar namus cinayetlerine karşı olsak da, vahşi tarafımız, “ bozuk “ çıkan bir zavallının vurulmasına duyarsız kalabiliyor biz farkında olmadan. Oysa kızın temiz çıkması, kafamızdaki zindanların meşruluğunu sorgular hale getirdi.

     Gerdek gecesi cinnet yaratan zavallı delikanlıdan fazla bir farkımız yok aslında. Toplum olarak bozuk olan hiçbir şeyi sevmeyiz. Yollar bozuksa, tüm enerjimizle kalayı basarız.

     Trafikte, önümüzdeki sürücü bozuksa hem kalayı basar, hem de kornaya basarız. En iyi ihtimalle öndeki aracı geçmek için hışımla gaz pedalına basarız.

     Bozuk olan hiçbir şeyi sevmeyiz biz. Bozuk olana bozuk atarız. Televizyon bozuksa tepesine vururuz, kız bozuksa kafasına sıkarız.

     Kafamız bozuk çünkü. Sevgiden, nezaketten ve hoşgörüden nasibini en az almış bir toplumun fertleri olarak, bozuk düzenden sürekli şikâyet ederiz.

     Sevgi gösterilerinden hoşlanmayız, büyüklerimizin yanında çocuklarımızı sevmeyiz. Birbirimize “ seni seviyorum “ diye asla hitap etmeyiz. Çoğumuz çocukluğunda kendini babasının kucağındayken hatırlamaz bile. Çünkü babalarımız bizi hep kaçak sevdi. İllegal sevgilerden legal mutluluklar çıkarmak mümkün olmadı bu yüzden.

     Nezaketi, nezaket gereği yapar; hoşgörüye, hoşgörüyle bakmayız. Namus denen engebeli arazide dolaşmayı, aşk denen saf hülyaya tercih ederiz. Namusu insan bedeninde aramayı ve onu kafalarımızdaki gayrimeşru zindanlarda dolaştırmayı erdem sayarız.

Onun için, arabanın camından çöp atmayı, bir yakınımızın referansıyla bir kamu hizmetinden yararlanmayı, yarattığımız gürültüyle çevreye rahatsızlık vermeyi namus süzgecinden geçirmek aklımıza gelmez. Kaldı ki bunlar, küçük hak hırsızlarının marifetleri. Bir de daha namlı, daha büyük ve daha itibarlı hırsızlar var ki; küçük insanların küçük günahlarına ilham kaynağı oluştururlar. Ve tepemiz her attığında onlara da bozuk atarız umutsuzca.

Kafamız bozuk bizim, ruhumuz bozuk. Bir körpe bedene kıyacak kadar zavallı, korkak ve ruhsuzuz. Ne ruhumuz, ne beynimiz ne de hayallerimiz bakire değil. Ama yine de deli danalar gibi etrafımızda bakire ararız.

Ruhumuz bozuk bizim. Fahişe ruhların bakire bedenler aramasında da hiçbir erdem olmasa gerek.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Üç Soysuz
Kanser Hastalarına Tavsiyeler
Edebiyatın Biçim ve Zaman Özgürlükçüleri
İnsan Olmak Utanç Vericidir Bazen
İki Toplumsal Yara
Yürek Aldatmaz

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yaşamalı [Şiir]
Eylül Bakışı [Şiir]
Ben O Değilim [Şiir]
Dipsiz Kuyu [Şiir]
Uzak Hayallerden Yakın Mesafeye [Öykü]
Annem Olsaydı Elimden Tutardı (3) [Roman]
Annem Olsaydı Elimden Tutardı (2) [Roman]
Annem Olsaydı Elimden Tutardı (1 ) [Roman]
Utanç Duyuyorum [Eleştiri]


Hişyar Arıkan kimdir?

Yıllardır düşündüklerime şekil vermektir arzum. Başarabilir miyim bilmiyorum ama buna kararlı olduğumu biliyorum. Hiç bir iz bırakmadan bu dünyadan çekip gitmek ne kadar acı bir şey. İz bırakanların izini sürmektir niyetim.

Etkilendiği Yazarlar:
İrvin Yalom, Amin Maalouf, Ahmet Altan, Cezmi Ersöz, İhsan Oktay Anar


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Hişyar Arıkan, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.