Hırsıza Çağdaş Ceza
Ragıp amca hırsızları salıverecek, diye ödümüz kopmuştu. Hep birlikte bir "Oh !" çektik. Ardından "Sen çok yaşa Ragıp amca" çığlıkları mahalleyi inletti.
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, elinde kalan sadece soğuk bir boşluktur." Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, elinde kalan sadece soğuk bir boşluktur." Franz Kafka"
Ragıp amca hırsızları salıverecek, diye ödümüz kopmuştu. Hep birlikte bir "Oh !" çektik. Ardından "Sen çok yaşa Ragıp amca" çığlıkları mahalleyi inletti.
-“Evet, beyler! Ese pınarı dinlenme tesislerine hoş geldiniz! Bugün eşantiyon mönümüzde çay bulunmadığından onun yerine leblebi ile rakı ikramı yapılacaktır! Afiyet olsun efendim!
Annem mutlu görünüyordu; hepimize gülücükler dağıtarak tek tek baktı, sonra da bir soru sordu:
\- Demirli bir şey değil miydi o?
Kadın anama dönerek, “He, vallaha haklısın nene!” dedi.
“Doğru söylüyorsun, kusura bakma ben bir cahillik ettim.
Ver öpeyim elini.”
Üç kadın toplanmışlar havadan sudan konuşmuyorlardı tabi. Onlar için hava gibi, su gibi gerekli olan, vazgeçemedikleri dedikodularını yapıyorlardı.
\- Ya duydunuz mu Ayşe’nin kocası Yeşimle aldatıyormuş,
\- Yok canım yapmaz Ahmet öyle bir şey, bir birlerini çok sever onlar. Ne zorluklarla evlendiler.
"Ben, şimdi yanlış bir uçağa mı ağladım?" demez mi anam.
haftaiçi uyanamayıp her pazar olduğu gibi, bu pazarda sabahın köründe uyanınca yazmak şart oldu gari...
Mizah ustası Aziz Nesin' in "FİL HAMDİ" isimli öyküsünün İtalya' da aldığı ALTIN PALMİYE ödülünde, bu öyküyü henüz öğrenci iken büyük bestekâr Cinuçen Tanrıkorur' un yaptığına dair bir anekdot üzerine yazılan deneme...
Bir tesadüf değildi aslında onunla tanışmak. İnternette dolaşırken bir sitede yazdıklarını okurken keşfetmiştim onu. Yazdıkları karma karışık, okuyanın zihninde bir sürü soru işareti bırakan, her ne kadar anlamlı olsada sanki yazının içinde şifrelenmiş bir şeyler var gibiydi. Yazdığı diğer yazılarıda inceledikçe farkına vardım ki bu bir dünyalı olamazdı
Bu sıcakta hiç çekilmiyorlar.
Hiç kımıldamayan gözlerimi şunların üzerinden ayırmıyorum ve ayırmayacağım da. Ta ki çekip gidene kadar ikisi de.
Sustu. Birden gömleğinin kolunu sıyırarak:
"Onun bileğine taktığım bilezik, şimdi benim koluma takılı
olacaktı."
Mendilleri hayatlarından bezdirme operasyonunda üçüncü gün... ben yoruldum ama onlar "bana mısın" demiyolar. en çok da "Selpak Mentollü" olan direndi. Çok büy
Şimdi sevgili okurlar (sahi sizler “lar” kadar varmısınız?) RTÜK kelimesinin açılımını unutun, çünkü kelime olarak ne anlama geldiğinin pek bir önemi yok!... Hatta sizinle daha iyi anlaşabilmemiz için bu yazının sonuna hafızanızdan siliniz....
Sildinizmi?
Güzel o zaman, kafadan kazık bir soru ile başlayayım..
Eski bir zamanda köyün birinde çoban bir gün hastalanmış. Köylü Hağusun deli Memete Sana bir kilo tuz verelim bir gün çobanlık yap demiş.