Lise Yılları 1 Uyku Tulumu
Marslının hatıraları ilk bölümüyle karşınızda. Deli Baran, Alim hocayı çileden çıkarıyor. Buyrun...
"Şiir, sözcüklerle kurulan en kısa yoldur. — Octavio Paz"
"Şiir, sözcüklerle kurulan en kısa yoldur. — Octavio Paz"
Marslının hatıraları ilk bölümüyle karşınızda. Deli Baran, Alim hocayı çileden çıkarıyor. Buyrun...
Biraz sonra sizlere anlatacağım olaylar tamamen benim masal ürünümdür. Gece ekip gündüz biçtiğim bir mahsul. Ve de lisanslıdır. Olaylar zincirinin, edebiyat, müzik ve fizik dünyası ile alakası yoktur. Şimdiden tarih, coğrafya, matematik, biyoloji, geometri, uzay ilimleri, v.s. gibi ilimlere verdiğim tahribattan dolayı özür dilerim.
“Kim olacak ana? Sorun Enver Hoca"
"O da kimdir?” diye sordu anam. Arkadaşlardan biri AEP
tarihini anlatan bir kitabı anama gösterirken:
“Aha, bu resimdeki adam!” dedi.
Kız, mahcup bir edayla, şey yani varsa biraz tuz isteyecektim dedi. Servet istem dışı üzerini yokladı ve yine istem dışı bir hareketle şortunun cebindeki tuzluğu fark etti ve yine istem dışı ani bir hareketle cebinden tuzluğu çıkarıp kıza uzattı. Kız da bu ani hareket karşısında nutku tutulmuş bir
Taksim Meydanı’nın göbeğinde geceyarısına doğru, elindeki bir bidon benzini kafasından aşağı boca ettikten sonra; bir elde çakmak, diğer elde İngiliz Konsolosluğu’nun vize başvurusu sıra numarasıyla avaz avaz, “O TRUK Bakanı istiyommmmmm” diye bağırmaya başlamıştı...
O günde erken çıkıp, karanlık mal deposunun arasından geçerken, iki gün sonra oynayacağımız maçı düşündüm. "Mental ve kondisyon açısından maça hazır hissediyorum, hocamız görev verirse elimden geleni sahaya koyacağımından kimsenin şüphesi olmasın" diyordum basına verdiğim hayali demeçte. Karanlık mal deposunu geride bırakıp, Seka Camii'nin uzakta yanan ışıklarına doğru
Abi o gözler,o kaşlar o endam,o saçlar... Abi allah seni inandırsın mımmm biriçim su be...
Şehrin gariban kuytuluklarında dolanırken yapayalnız bir kardan adama rastladım. Boynunda ıslak bir atkı, başında palaçor bir şapkayla kaldırıma oturmuş gözyaşı döküyordu. Hayat meşgalesine boyun eğen kılıbık insan ırkı, her zamanki gibi kendi işiyle meşguldü.
-Ulan yalancı piç, kim görmüş ulan beni? Nataşaların peşinde gezmişim. En kıralı elli dolar bunun. İstesem kırkını birden satın alırım. Tamam, Rus kızları benim dükkâna geldiler. Edebimizle, adabımızla esnaflığımızı yaptık. Gömlek, çamaşır falan, birkaç gıldır gıcık alıp gittiler. Kızlarla bir işim olsa birine takılırım. Üçünü birden ne yapayım
“Türkiye nota yedi” Dünyanın önde gelen çevre koruma örgütlerinin baskısı sonucu, Birleşmiş Milletler (BM) son 2 yılda Türk polis teşkilatının bilinçsiz ve aşırı derecede biber gazı kullanması sonucu ozon tabakasında oluşan hasar nedeniyle Türkiye’ye nota verdi…
ilişkilerde yaşanan her zamanki sorunlardan biri,,ayrılmaya varıyor çoğu zaman..komik olsun diye yazdık ama içinde hüzün de var..eee her ayrılıkta bir hüzün vardır...
Adem peygamberden milyonlarca yıl sonra bir Adem gelir dünyaya. İnce yüzü, sivri burnu ve yer yer kırmızı lekelerin bulunduğu suratında, gökkuşağı renklerine ev sahipliği yapan iki küçük menevişli gözleriyle ve ters hilal şekli çizen dudakları ona saf bir insan görünümü veriyordu. Aslında iyi bir insandı Adem. Ama alkol
Ben derin bir nefes aldıktan sonra bu kargaşa sırasında takatım kalmadığı için bir ara gözlerim karardığı için dizlerimin üstüne çöktüm. Tıpkı filmlerde olduğu gibi tombulca amcanın biri
"Rahat ol efendim, rahat ol, hacca da gidersin, Şam'a da gidersiniz, isterseniz Tayland'a bile gidersiniz. Bizler olduğumuz müddetçe bu vatan bölünmez diyorum ya, eşkiya'nın eninde sonunda işi bitecektir.Ordu, millet, sizler, bizler, cemaat, karakol el ele bu vatanı böldürmeyiz.Merak etmeyin siz... "