Bir Delikanlının Günlüğü
Günlük yazmayı alşıkanlık haline getiren bir Delikanlı(!)nın öyküsü.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Günlük yazmayı alşıkanlık haline getiren bir Delikanlı(!)nın öyküsü.
evet facoult'tan bahsediyorsunuz,
"...bu mu yavrunun ismi ? ne cici
-hayır o annesinin ismi, yavrunun adı sarkaç
-edebi olmuş biraz, annesini karnından sarkıp düşmesi falan ,eco ve umberto'da diğer yavruların isimlerimi ..."
Karımla beni telefon kulübesinde görmüşler. Güya karım beni tekmeliyormuş. Vallahi yalan, billahi yalan. Diz kapağıma sinek konmuş, karımda onu kovalıyordu.
Görenler durumu yanlış anladıkları için hemen anneme koşmuş 'Sizin gelin oğlanı telefon kulübesi
...
Biraz sonrada Mustafa geliyor, "emmi gel hadi, motor hazır, azığını al da gidek" diyor. Ali emminin hanımı, "Mustafa emmoğlu, senin getirdiğin et ne etiydi? gusura galmada nasıl söyliim biraz tuhaftı." Deyince de Mustafa dururmu.
"Ahan kasap yanında duruyor", deyince Ali emminin "jetonu düşüyor"
geçirdiğim bir gribal enfeksiyon ve bana yaşattıkları
Anladım sanırım. Sanırım Gönülden hürmetlerimle deyip elimi sıkmak istiyor. Aslında tutmazdım elini ama affedilmek istiyor. Kızarmışta. Haydi neyse tutayım elini. Halen bir şeyler anlatıyor ama... Amaaaan bana ne. Elimi bir de bıraksa. Hayda! Yapıştı el