..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sanatçı, toplumda uzun çalışma ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır. -Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - 1. Bölüm
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Figan
Tayyibe Atay
Şiir > Aşk ve Romantizm

içinde kuş olan güneş olan yıldız olan pencere ile geldi kocaman... içinde dağ olan ova olan ırmak olan yüz ile geldi kocaman... sonra! .. ya sonra! .. içimde aşk olan yas olan yol olan ayrılıkla gitti kocaman... ötesi figan! ...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Roman > 1. Bölüm
221 
 Demokratik Deliler Devleti - 15  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Münakaşa eden iki kişinin bağırışlarını duyunca ayağa kalktım. Az ötemdeydiler. Birbirlerini iteleyip çekiştirmeye başladılar. Aralarına girip kavgaya engel olmak istedim. İçlerinden biri bu hareketime kızmıştı, karnıma inen yumruğu bunun kanıtıydı. Acıdan iki büklüm oldum. Sonra doğruldum, bütün gücümü sağ yumruğumda toplayıp gözüne bir tane çaktım.
222 
 Demokratik Deliler Devleti - 16  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Mucit, bugüne kadar gözle görülür, elle tutulur bir icatta bulunmamış olmasına rağmen, gelmiş geçmiş en büyük icatları yaptığı iddiasındadır. Neredeyse tekerleği bile kendisinin bulduğunu sanmaktadır.
223 
 Göçe Göçe - 4  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Şaman çok da ağır bir konuşma yaptı. “Türkün topraklarını terk etme hakkı bulunmadığını, her ne pahasına olursa olsun yurdunu savunması gerektiğini, ölümden kaçış olmadığını; o yüzden de bu kutsal topraklarda ölmenın bir şeref sayılacağını, ölülerimizin bu topraklara sahip çıkacağını ve bir gün mutlaka gene Türkün bayrağının bu topraklarda dalganacağını, böyle bir kaçışı Gök'ün yüce ruhu olan Tengri'nin de istemediğini” söyledi.
224 
 Köpeğin Adı Badi - 40  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Çukur bitti. Ve kendimi okyanusun derin sularında buldum. Dev gibi dalgalar beni oradan oraya savurdu. Bir geminin bana doğru yaklaştığını görünce kurtulacağım umuduyla sevindiysem de gemi durup beni almadı. Görmemiş de olabilirler. K
225 
 Köpeğin Adı Badi - 59  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Körlerin ülkesinde, tek gözlü insan kral olur. İtiraf edin ki, güzel, hoş olarak yaptığınız ne varsa, hepsini bu deliliğe borçlusunuz.Ben bir dünya vatandaşıyım, herkese ama herkese bir yabancı olarak bilinirim.
226 
 Köpeğin Adı Badi - 34  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Birkaç tavşan yakalamamızın dışında sözü edilebilecek bir avımız olmadı. Sayımız beşe indi, çünkü bir arkadaşımız açlığa ve soğuğa dayanamayıp öldü. Bazılarına garip ya da iğrenç gelebilir ama biz o ölen arkadaşımızı yedik. Sonra da, sırada kim var, diye birbirimizin gözünün içine bakar olduk.
227 
 Çikolata - 9  (Ezgi Yavuz)

Uykuya dalıyor....
228 
 Köpeğin Adı Badi - 44  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Karnım doyunca, demir kapının altından süzülerek dışarı çıkıyorum. Son çıkışımda biraz zorlandığım için tombullaştığımı söyledim. Kapının altından çıkmam Kenan Baba'nın da işini kolaylaştırıyor
229 
 Çikolata - 6  (Ezgi Yavuz)

Tamam ayrılmak istiyorum ama yinede aldatılmayı hazmedemem.
230 
 Göçe Göçe - Göçmenler Tifüsten Kırılıyor - 24  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Burada her gün yüzlerce insan ölüyor. Bulaşıcı bir hastalık varmış: Tifüs. Bitler vasıtasıyla bulaşıyormuş; tehlikeli, öldürücü bir hastalıkmış. Bizim kafileden de beş gün içinde bu hastalıktan on üç kişi öldü. Karımın da bu hastalığa yakalanmış olmasından endişe ediyorum.
231 
 Göçe Göçe - Balkanlar Türk Kanıyla Sulanıyor - 21  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Osmanlı “Vergi” dedi verdik, “Asker” dedi hemen gönderdik. Paramızı da gençlerimizi de boşu boşuna olur olmaz yerlerde harcadı. Bir de şimdi bize hangi yüzle “Geri dönün topraklarınızı, vatanınızı savunun!” diyecek. Vatanımızı çapayla, orakla, ufacık kızanlarla mı savunacağız en gelişmiş silahlarla donatılmış düşmana karşı? Bize dönün demek, açıkçası bizi ölüme göndermek değil midir?
232 
 Köpeğin Adı Badi - 64  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Ben bunları düşünürken o, yerinden kalktı; bana zarar verir korkusuyla duvar kenarına çekildim. Belki yanılmışımdır, adam etrafı seyretmek ya da aşağıya inmek için ayağa kalkmıştır. Hayır yanılmamışım. İşte üzerime doğru geliyor ve iyice yaklaşınca da sol ayağını kaldırııp kafama vuruyor.
233 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 15  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Yerimden fırlayıp ayağa kalktım. Elindeki sahana vurdum, sahan yere düştü, üzerime içindeki maddeden bulaştı. Büyücünün elindeki teleği çekip aldım,
234 
 Demokratik Deliler Devleti - 13  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Daha sonra hastanenin kapısının dışına dev bir pankart asıldı. Pankarttaki yazı şöyleydi: “HASTANEMİZDE KARANTİNA UYGULANDIĞINDAN HASTA VE ZİYARETÇİ KABUL EDİLMEMEKTEDİR. MÜDÜRİYET”
235 
 Çapulcu Manyak - 6  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Duruyorum. Önümde büyük bir çukur var. İçi kesilmiş koyun, keçi, inek, at, eşek, deve kafası dolu. Belki başka hayvan kafaları da vardır. Bunlar ilk bakışta dikkatimi çekenler.
236 
 Göçe Göçe - 11  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Her ev bir fırın ekmek ve bir tencere çorba pişirdi. Sıcacık ekmeklerimizi elimize aldığımızda, mutluluktan uçuyorduk. Mis gibi kokuyordu o güzelim ekmekler. Ya çorba? Bu kadar nefis bir çorba hayatımda içmemiştim. Yüzümüze kan geldi, bedenimize can... Dört saat sonra tekrar yola çıkmak için hazırdık.
237 
 Köpeğin Adı Badi - 14  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bu insanlar bizi ne kadar değersiz, küçük, adi görüyorlar. Kendilerini ne sanıyorlar acaba? Köpeklerin onlardan daha üstün tarafları olamaz mı? Köpekler hakkında ne biliyorlar?
238 
 Çikolata - 8  (Ezgi Yavuz)

Sanırım gideceğim!
239 
 Köpeğin Adı Badi - 4  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Hava rüzgârlı ve yerler yaştı; gece yağan yağmur henüz kurumamıştı. İleride üç çocuk havası inmiş bir plastik topla oynuyorlardı.
240 
 Çapulcu Manyak - 12  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Ve... Gözleri kör edebilecek şiddette bir ışık ile kulakları sağır edebilecek bir gök gürültüsü... Kendimi yere attım. Üzerime yıldırım düştüğünden eminim, yer sarsıldı, ama ne bende ne de yerde ateşin en ufak bir izi bile yok.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17  Sonraki Sayfa




son eklenenler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.