"Sabahın körü mü dedin? Yoksa sadece beynimin 'hata 404: kahve bulunamadı' mesajını verdiği an mı?" - Oscar Wilde"

Acizim, Perişanım…

yazı resim

Günahım çok perişanım,
Sevabım yok biçareyim,
Fakirim, zavallı garibim,
Ya Rabbi, sana sığınırım…

Her şey verdin, lütfettin,
İnsanlık onuru bahşettin,
Akıl verdin, takat verdin,
Bunları hiç hatırlamadım…

Gücüm var iken bendim,
Kendim hükümran idim,
Yerdim, giyer, gezerdim,
Seni hiç hatırlamazdım…

Makamım, param vardı,
Zevk mi, doruğundaydı,
Muhtacı, kim umursardı,
Sen, her zaman bize acırdın…

Eş verdin, alımlı güzeldi,
Çocuk verdin, emanetlerdi,
Mal, mülk verdin kesmedin,
Ben, seni her vakit ihmal ettim…

Para bitti, makam, kuvvet gitti,
Ehlim, çocuğum boynunu büktü,
Her bir dost bıraktı, bizi terk etti,
Sen, hep vardın, hiç bırakmadın…

Biliyorum acizim, biganeyim,
Sana asla bir şey söyleyemem,
Mahcubum, gafilim ama seninim,
Sen bilirsin Ya Rab, her şeye razıyım…

Öleni görürdüm, etkilenmezdim,
Nasıl olsa bir gün gideceğiz derdim,
Ölmeden de ölüneceğini, nerden bilirdim,
Büyüksün Allahım, affını hiç esirgemezsin…

Anladım ki, yalnızca dünya değil fani,
Kâinatta bulunan bütün canı ve cananı,
Arzı, fezayı, zerreyi ve tüm mevcudatı,
Sen yaşatır, güldürür, sonrada öldürürsün…

İşte ahvalim, pür melalim, şu anda ki halim,
Perişanım, fakirim, biçareyim pek çok gafilim,
Tenim buruştu, omurgam eğildi, kalbim tekledi,
Ey Rabbim, sen bilirsin, nasıl istersen, çaresizim…

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön