"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

yazı resim

Bilge Atam

Bilge Kaan atamın sesini duydum uzaktan,
Önce, Ötüken ormanından geliyor sandım,
Çekiç seslerini duyunca, yanıldığımı anladım,
Sesleniyormuş, Orhun ırmağı kıyısından.

Baktım, yanında vezir Tonyukuk’ta vardı,
Çekiçle taşlara bir şeyler kazıyorlardı,
Bir süre izledim ağaçların gölgesinde,
Yanlarına vardım merakımı yenemeyince.

Neden, diye sordum Bilge Kaan atama
Neden kazıyorsunuz bunları taşlara,
Şimşek gibi çakan bakışlarıyla baktı,
Gök gürlemesi gibi gür sesiyle anlattı.

“Oğul beni iyi dinle ki anlayasın,
Çinliler var burada kalleş mi kalleşler,
Yakına gelirsen iyi ipek alırsın,
Uzakta olursan kötüsünü bulursun diyenler.”

“Oğul beni çok iyi dinlemelisin,
Yakına oturduğumda iyi ipek veren,
Ordumun içine girip fitne soktular,
Milletimi parçalayıp öyle yuttular.”

“Ben taşlara yazayım ki, torunlarım okusun,
Düşmanımın kötülüğünü onlarda görsün,
Benim düştüğüm tuzağa düşmesinler,
Ordularını büyütüp dünyaya yön versinler.”

Şadan Köse

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön