"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

yazı resim

Naz imbikten geçer suya süzülür.
Efsane demlerde ipek zamanlar.
Dudak kurur ateş biraz üzülür.
Buğulu demleri ehli dil anlar.

Hâlden anlamayan hâl ehli olmaz.
Su ipek şal olur gurup zamanı.
Zeval ermeyince kızıl gül solmaz.
Gümüş iklimlerin billûr her anı.

Buğulu bakışlar gönle dokunur.
Sedef saplı hançer çizer haleyi.
Ümmi yüreklerde elif okunur.
Lâlezar gönlüyle sarar lâleyi.

Itırlı mevsimler ebru gülüşler.
Hareli anların efsunlu kızı.
Kurulur mecliste billûrdan düşler.
Çay diye yazılır demliğin nazı.
Eymir,30.08.2011 İ.K

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön