"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"

Boşaltamadım

boşaltmak istedim kafamı, / tıpkı boş olan cebim ve kalbim gibi

yazı resim

boşaltamadım

cebim de boş, kalbim de
öyleyse dedim, boşaltayım kafamı da
oturdum Çamlığın başına
daldım rakı kadehine
yudum yudum yutkundukça
sen geliverdin aklıma
ne de çok şey yaşamışız
bir bir geldi gözümün önüne
hani karşılaşmıştık ya, okul yolunda
konuşmak istemiştim seninle
demiştin ''pasaklı, sana mı kaldım''
baştan söylemiştin, sonu görmeden
kaybolup, gittin arkana bakmadan
onca şey yaşadıktan sonra
biliyor musun,
yine boşaltamadım kafamı
yeniledim
farkında olmadan
seninle geçen her günümü
19.09.2004 / yozgat

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön