"Yaratıcılık, 'yarına bırakma' sendromunun en asil bahanesidir." - Franz Kafka (kurgusal)"

Çılgın Kedim...

Bir seninle, bir de sensiz gezdim sahili. / Tüm deniz kabukları yerlerindeydi. / Kumsal, dalgalar, şezlong ve şemsiyeler. / Hatta seyyar satıcılar... / Bir tek sen yoktun orada, / Seninle de, sensiz de gezerken sahili.

yazı resim

Bir seninle, bir de sensiz gezdim sahili.
Tüm deniz kabukları yerlerindeydi.
Kumsal, dalgalar, şezlong ve şemsiyeler.
Hatta seyyar satıcılar...
Bir tek sen yoktun orada,
Seninle de, sensiz de gezerken sahili.
Tan vaktinde dalgalar sahili okşarken de,
Gün batımında da.
Kumsaldaki tü izler;
Bir silinip, bir yenileniyordu dalgaların etkisiyle
Bir tek seni silemiyordu,
Ne dalgalar, ne de fırtınalar.
Senin izlerin kazınmıştı bir kez yüreğime.
Dün yine sahildeydim.
Sen kalbimde, ben sensiz sahilde.
Ellerin hayalimde, gözlerin dalgalarda.
Sahil sahnesi aynıydı yine...
Deniz kabukları orada, martılar bizimleydi.
Rüzgarın ve dalgaların çılgın dansı bitmeden sürüyordu.
Bir tek sen yokun,
Yaramaz kedim benim.
Neredeydin de gelmedin?
Ciğercidemi,
Yoksa balıkçıda mı bekledin?
Çılgın kedim, beni..
Neredeydin, neden gelemedin?
Esmer güzeli, ÇILGIN KEDİM benim....

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön