"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"

Dijital...

sen, dijital zaman..! / kurulmaz sende düşler bilirim / ben ise, hala / dedemin kurmalı gümüş saatindeyim.../ sen, / parmak izlerimi aldın / yazdın teker teker okyanusuna / ben ise,/ yürek izimi kazımışım İstanbul'a / haberin ola..!

yazı resimYZ

kendiliğinden gidiyor zaman
/ bana hiç dokunmadan
daha başlamadan güne,
batıyor güneşim
-bana henüz doğmadan..

alıp gelsem sana beni
hani, senin aldıklarını geri
versem koynuna-
- Kadıköy vapurundaki
Marmara gözlü kızı
küçücük elleri vardı sevgi dilenen hani

getirebilir misin bana
İstanbul'un aglarına takılı kalan
çocukluk hayal bulutlarımı
hani birini tam tuttum derken,
bir delirüzgar dağıtmıştı / ağlamıştım hani

sen,
dijital zaman..!
kurulmaz sende düşler bilirim
ben ise, hala dedemin kurmalı gümüş saatindeyim...
sen,
parmak izlerimi aldın
yazdın teker teker okyanusuna
ben ise,
yürek izimi kazımışım İstanbul'a
haberin ola..!

Agt/09/2005.usa

]

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön