Bugün de bitmedi kurul toplantısı. Çocukluğunda konuşmaya fırsat bulamamış her ergen ya da evli kendisini dinletmenin bir yolunu arıyor. Bulunca da Allah ne verdiyse konuşuyor.
Konu yanlış anlaşılmamalı; bir günlük, bir yıllık değil, kurum var olduğundan beri bir gelenek olarak sürdüğü söyleniyor bu uzun soluklu bitmeyen toplantıların.
Ben bir gün bir yöneticiye "Her yıl aynı konuşmaları duymaktan bıktım. Siz aynı şeyleri konuşmaktan bıkmadınız mı?" dedim. Yönetici bana "Ne konuşalım? Her yıl aynı şeyler oluyor, aynı toplantının yapılması isteniyor." dedi. Ben de "Yapmayın, değiştiremeyeceğiniz şeyi konuşmanın ve insanların zamanlarını çalmanın doğru olmadığını söyleyin ve gerekirse işinizi bırakın." deyince bana, "Biz bırakırsak başkaları gelir" diyerek makam kaybı kaygısını dile getirdi.
Dünya bir garip, herkesin bir korkusu var; kimi makam yitirmekten, kimi para yitirmekten, kimi de onur yitirmekten korkuyor. Biz de korkakların kendilerini güvene almak için yapacakları saldırılardan korkuyoruz ki, bunlar İmam Gazali'nin "Liyakatsiz her yönetici üstüne kuyruk sallar, astını ısırır" dediği kimseler.
Bakan, eğitim öğretim yılı başlar başlamaz ortaya attığı ve eğitim personelini zihinsel anlamda meşgul edip, dikkatini dağıtıp esas konudan uzaklaşmasını sağlayacak suni gündem; öğretmenin önlük giymesinin teşvikiydi ve Sayın Bakan Yusuf Tekin bu öngörüsünde başarılı oldu.
Ben asıl konuya gelmek istiyorum. Eğitim Bakanlığı (millî kavramını özellikle kullanmıyorum. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı geçmiş yıllarda "Ben her türlü milliyetçiliği ayağımın altına aldım" cümlesiyle milliyetçiliği itibarsızlaştırdığından beri özellikle eğitim alanında bu kavramı kullanmadım, kullanmamaya çalışıyorum.) Seçmeli dersler kunusunda bir düzenleme yaptığını ve bu seçmeli derslerin okullarda okutulması gerektiğini bildiriyor. Ayrıca "Değerler Kulübü" diye de bir kulüp kurulmasını istiyor.
Yönetmelikte bildirilen seçmeli dersler...
Kur'an-ı Kerim'in Anlam Dünyası
Adab-ı Muaşeret
Peygamberimizin Hayatı
Temel Dini Bilgiler
Klasik Ahlak Metinleri
Dini Musiki
İslam Bilim Tarihi
İslam Kültür Medeniyeti
Fütüvvet
Ben uzun yıllar imam hatip liselerinde çalışmış bir öğretmen olarak bu kadar çok dini dersin imam hatip liselerinde bile olmadığını söyleyebilirim. Gel gör ki, bu dersler dinle ilişkisi olmayan okullarda okutulmak isteniyor.
Sayın Bakan, değerin bile değer görmediği bir yönetimde "Değerler Eğitimi" diye neyi kastettiğinizi anlayamadım. Eminim benim gibi birçok kişi de anlamamıştır. Bu da bir tür göz boyama olmasın?
Seçmeli derslere bakıyorum da, lütfen, istirham ediyorum, bütün okulları imam hatip lisesi yapın, kimseyi zora sokmayın. Herkes nerede, nasıl çalışacağını bilsin. Nasıl olsa ahlaksız müslüman bir topluluğa dönüştük. İmam hatiplerde dindar, ama ahlaksız bireyler yetiştirmeye devam ederiz. Siz de, biz de ne iş yaptığımızı, kime hizmet ettiğimizi daha iyi biliriz.
7 Eylül 23
Gölcük